Sulandırmadan Epstein meselesi 1: Yeni belgelerde neler var?
Diğer
03 Şubat 2026
Önce şunu söyleyerek başlayayım istiyorum: Bugün sosyal medyada ve oradan alıp haberleştirdikleri için Türk medyasında yer alan haberlerin çoğu asılsız.
Bakın, “yalan” demiyorum. Zira yalan olup olmadıklarını bilmiyoruz. Epstein ve beraber her türlü haltı yiyenlerin “manyaklıklarının” nereye kadar uzandığını, ipin ucunu henüz görmedik.
Lakin, henüz eski Beyaz Saray Genel Sekreteri John Podesta’nın elde fenerle bir odada sapık sapık sesler çıkararak çocukları korkudan öldürür hale getirdiğine dair kanıtlanmış bir delil filan yok.
ABD’de ne kadar QAnon’cı komplo teorisyeni varsa hepsinin çöp teorilerini alıp haberleştirmek Epstein dosyasını sulandırmaktan başka bir işe yaramıyor ve bana kalırsa özellikle Amerika’da zaten bu hedefleniyor.
Hatta üç milyon belgenin yarım yamalak, son düzeltmeler yapılmadan aceleyle yayımlanmasının da aslında Amerikan göçmenlik bürosu elemanlarının (ICE) öldürdüğü iki Amerikalının ardından gündemi değiştirme çabası olduğunu düşünüyorum.
Sulandırma derken neyi kastettiğimi şöyle açıklayayım. Mesela aşağıdaki fotoğraf 325 bin takipçili Amerikalı bir avukatın X paylaşımının ekran görüntüsü:
İddiasına göre yeni belgelerde içinde “takvim kızları” ve Trump geçen iki belge silinmiş. Giriyorum arşive ve belge orada duruyor. Aşağıda ekran görüntüsünü görebilirsiniz. Ayrıca söz konusu “belge” aslında FBI’a yapılmış bir ihbarın belgesi. FBI ihbarı yapan kişiye ulaşmış ve ifadesini almış. Belgenin devamında bu ifadeyi de görüyoruz. Tabii ki “sistem Trump’ı korumuyor” iddiasında değilim, zaten ABD’de de Trump’ın korunduğuna dair pek çok iddia/tartışma mevcut. Lakin burada görüldüğü gibi belge silinmemiş, ihbar ciddiye alınmış, FBI durumu kayıt altına almış.
Yani bu tür çarpıtmalar hangi akla hizmet yapılıyor, amaç ne anlamış değilim. Trump’ın konuyla çok daha doğrudan ilişkisi zaten var.
Ayrıca saçma sapan komplo teorileri olmaksızın da Epstein meselesi yeterince kötü, iğrenç, sapkın ve hatta şeytani.
O yüzden gelin ben size maddeler halinde son belgelerle birlikte ortaya çıkan durumu özetleyeyim:
Toplamda 3 milyon belge, 180 bin fotoğraf, 2000 videodan söz ediyoruz. Şimdiye kadar yayımlanan belgeler oldu ama bu en büyüğü. Üstelik Adalet Bakanlığı’nın sitesinde bir arama motoruyla içeriklere ulaşma imkanı var. Fakat yayımlanış şekliyle bu son belgeler büyük bir tartışma başlattı zira bakanlık bazı içerikleri sansürlememişti. Yüzleri açık kızlar, çıplak görüntüler, videolar… Belge sayısı fazla olunca ve belli ki yukarıda da söylediğim üzere, bir sebeple acele edilince ortaya böyle bir tablo çıkmış. Ya da belki de zaten bu tartışma hedefleniyordu ve amaçlanan şey de tam olarak gürültü çıkmasıydı.
“Eğer kamuoyundan herhangi bir kişi yayımlanmaması gereken bir bilgi tespit ederse, lütfen sorunu en kısa sürede düzeltmek için gerekli adımları atabilmemiz amacıyla derhal........© T24
