menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Attila ile akşam yemeği, MS 450

33 1
21.12.2025

Diğer

T24 Haftalık Yazarı

21 Aralık 2025

Attila’nın at sırtında tablosu, Eugène Delacroix, 1838-1847

"Roma İmparatorluğu’nun geniş sınırları içinde, eğer biz bir şehrin yeryüzünden silinmesine karar verdiysek, hangi şehir varlığını güvenlik içinde sürdürebilir, fethedilemeyeceğini düşünebilir?"

- Attila

“Flagellum Dei -Scourge of God- Tanrı'nın Kamçısı” olarak bilinen Attila, M.S. 445'te Hun İmparatoru olur. Bu tarihten yaklaşık beş yıl sonra, Priscus, Attila’yı kendisi gibi elçilere verdiği bir yemek daveti sırasında tanımış, katıldığı davet öncesini, ziyafeti, Attila ve Hun İmparatorluğu ile ilgili gözlemlerini kitabına aktararak tarihe önemli bir not düşmüştür.

Priscus, bir Bizans tarihçisi ve diplomatıdır. 410 ile 420 yılları arasında Trakya'da, Panion'da doğduğu söylenir. 450 yılında İmparator II. Theodosius'un temsilcisi olan Maximinus’la beraber Attila'nın sarayına diplomatik bir görevle giderken, Tuna üzerindeki Viminacium’un Hunlar tarafından yağmalanması sırasında yakalanan bir Yunanlı tacirle tanışır. Onunla uzun uzadıya konuşma fırsatı bulur. Yunanlı tacir, Viminacium şehrinin yağmalanmasından sonra Onegesius adlı bir Hun soylusunun kölesi olduğunu, ancak özgürlüğünü elde ettikten sonra Hunlar arasında yerleşmeyi seçtiğini anlatır. Yazılarından anlaşılacağı üzere, Priscus ile Yunanlı arasında Bizans İmparatorluğu ile barbar olarak adlandırılan diğer komşu devletlerin ilişkileri ve günlük yaşamları üzerine ilginç tartışmalar yaşanmıştır.

Yunanca sekiz ciltlik bir tarihsel eser yazan Priscus’un bu kitabı genellikle Bizans Tarihi olarak bilinir. Kitabı büyük olasılıkla Attila'nın Hun tahtına yükseldiği tarihten başlayarak, İmparator Zeno dönemine kadar geçen süreci, yani 433-474 yılları arasını kapsamaktadır. Priscus'un yazı tarzı oldukça sade olup, eseri Attila'nın sarayı ve Roma elçilerinin kabulü hakkında güvenilir bir çağdaş anı olarak değerlendirilmektedir. Klasik bir tarihçi olarak kabul edilen ve eseri Hristiyanlık döneminde yazılmasına rağmen, neredeyse tamamen seküler olarak değerlendirilen Priscus’un yazı dilinin, milattan önce beşinci yüzyıla kadar uzanan bir tarih geleneğinin tarz ve kelime seçimlerine dayandığı ifade edilir.

Priscus’un verdiği bilgilere göre, Attila’nın verdiği ziyafette en önemli karakterlerden biri daha önce tanıştığı Yunanlı tacirin eski sahibi Onegesius’tur. Attila’nın baş danışmanı ve fiilen sağ koludur. Bazı tarihçiler bugünkü politik ünvanlar dikkate alınırsa, onu Hun İmparatorluğunun Başbakanı olarak da ifade ederler.

Priscus kitabında, Attila'nın şehirdeki birçok evinden herhangi birinde gerçekleşen akşam yemeğinin hikayesini anlatır. Bu evin, yapılacak kutlama için özel olarak tasarlanması nedeniyle diğerlerinden daha büyük olduğunu ifade eder. Küçük, basit bir saray görünümündeki bu binanın dekoratif cilalı ahşaptan yapıldığı ve savunma amaçlı herhangi bir önlemin alınmadığı anlaşılmaktadır. Akşam yemeği saat üçtedir.

Priscus, Attila’nın eşi Kreka’ya getirdikleri hediyelerle birlikte gittikleri binanın girişinde bir süre beklediklerini yazar. Daha sonra bizzat Attila tarafından karşılanır. Geleneklere uygun olarak sunulan ilk kadehin toprağa dökülmesinden sonra yemek salonuna doğru yol tutarlar. Salonda, Attila’nın üç oğlu da vardır. Yemek düzeninde Priscus, Doğu Romalı elçiler ve diğer yabancı davetliler Attila'dan en uzaktaki masanın ucuna yerleştirilirler. Bunun anlamının, Attila'nın halkına kendisinin Romalı misafirlerden daha üst seviyede olduğunu ve daha önemli gördüğünü işaret ettiği, şeklinde değerlendirilir.

Yemek öncesinde Priscus ve Doğu Romalı elçiler, geleneğe uyarak ayakta beklerler. İşaret edilen masaya oturmalarından önce dua edip içki içmeleri gerekmektedir. Oturma koltukları duvarlarla paralel olarak düzenlenmiştir. Attila ortadaki basit kanepede oturmaktadır. Sağ tarafı onurlandırılan yöneticileri için ayrılmış, diğer katılanlar, Priscus ve Roma elçileri de dahil olmak üzere sol tarafa yerleştirilmişlerdir. Verilen işaret üzerine oturmalarına izin verildikten sonra herkes karşılıklı kadeh kaldıracaktır. İlk tur tamamlandıktan sonra, Attila'nın sağlığına içmek için tekrar ayağa kalkıldığında, yemek resmi olarak başlamıştır. Akşam saatlerine gelindiğinde meşaleler yakılarak, Attila'nın zaferleri hakkında yakılan şarkıların yüksek sesle söylendiği duyulur.

Şimdi yemek öncesini ve protokolü bir de Priscus’un kendi ifadelerinden aktaralım.

“Tüm sandalyeler........

© T24