menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kulağınızdaki çizgiye değil, damarınıza bakın!

45 0
01.09.2026

Babam vefat ettiğinde 61 yaşındaydı, uzun zamandır kalp hastasıydı, ilk kalp krizini 40 yaşında geçirmişti, evimizin her köşesinde, çantalarımızda, arabamızda, yazlık evde her yerde dil altı hapları bulundururduk. O yıllarda Türkiye’de bypass yapılamadığı için ameliyat olmak için Londra’ya veya Amerika’ya gidilirdi. Oysa bundan 30 yıl sonra bugün kalp ve damar hastalıkları önlenebilir hastalıklar kategorisinde, doktorlarımız her türlü yetkinliğe sahip, yeter ki hayatımızda yapacağımız birkaç değişiklikle kalp hastalıklarına karşı kendimizi koruyabilelim. Cem Yılmaz’ın geçirdiği kalp krizi gündeme bomba gibi düşünce dostum değerli Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Melih Us ile kalp ve damar sağlığını konuştuk. Dr.Us, kalp krizinin anatomisinden Türkiye'deki niteliksiz check-up'lara, glp-1 iğnelerine, kalp hastalıklarında cinsel hayata, frank çizgisi efsanesine, sporun riskine kadar hayati sorularımı yanıtladı. 

Geçmiş olsun Cem Yılmaz!

"HAYAT DAMARI" NEDEN BU KADAR KRİTİK?

— Doktoru Cem Yılmaz'ın kalbinin ön damarından kriz geçirdiğini söyledi. Bu damar neden bu kadar önemli?

LAD denilen bir damar bu, halk arasında buna " hayat damarı " ya da "dul bırakan damar " deniyor. Bu tanım boşuna değil. Çünkü bu damar tıkandığında ya hayat kaybı oluyor ya da kalp büyük hasar görebiliyor çünkü bu, kalbin en önemli bölümünü, geniş ön duvarını besliyor. Orada hücre ölümü olursa ki buna miyokard enfarktüsü diyoruz, yani kalp kasının ölümü bu alandaki hasar ne kadar büyük olursa tablo o kadar ağır seyrediyor.

Kalbin üç ana koroner damarı var. Bunların en önemlisi LAD yani sol ön inen damar. Kalbin yaklaşık yüzde altmış beş işini bu damar yapıyor. İkincisi sirkumfleks, yüzde yirmi civarı. Üçüncüsü sağ koroner, yüzde on beş. Ama şunu da ekleyelim, sol ön inen ve sirkümfleks tek noktadan çıkıyor. Yani sol taraftaki damarlar toplamda yüzde seksen beş, sağ koroner arter de yüzde on beş işi üstleniyor.

"LAD'a halk arasında "hayat damarı " ya da " dul bırakan damar” deniyor. Boşuna değil."

— Cem Yılmaz'ın durumunu nasıl yorumluyorsunuz?

Basından elde ettiğimiz bilgilerle konuşuyoruz, elimizde tıbbi rapor yok. Ama söylenenlere bakılırsa o damarın en başında bir sorun vardı ki kalp bu kadar etkilenmiş. Cem Bey'in 53 yaşında olduğunu düşünürsek ve düzenli check-up yaptırdığını varsayarsak ki yaptırmaması bence mümkün değil, ama niteliksiz check-uplar yapıldıysa tespit edilememiş olabilir. 

TÜRKİYE'DEKİ CHECK-UP YANILSAMASI

— Çoğu insan 'check-up yaptırdım, her şey iyi' diyor. Check-uplar ne kadar güvenli?

Ben bunlara " psikolojik check-up” diyorum. Kişiyi rahat ettirmek için yapılıyor ama ne baktığı belli değil. Birkaç kan testi, bir EKG, bir EKO... Bunlarla kalp damar hastalığını değerlendirmek çok yanlış. Türkiye’deki check-upların bazıları niteliksiz, bunlara check-up bile diyemeyiz, bunlar mini testler, kişi bunlara bakıp rahat hissediyor. 

Sigorta sistemleri de maalesef bunu destekliyor. Poliçeye " yılda bir check-up hakkı" koyuyorlar ama içeriğine bakınca eksik, ucuz maliyetli testler olduğu görülüyor. Oysa bunlar eksik testler, mesela karaciğer testlerinin ikisi var biri yok. Bazı hastaneler de telefon açıp " uygun fiyatlı check-up " teklif ediyor. İnsanlar iyi niyetle gidiyor ama gerçek check-up değiller aslında. Sonuç ne oluyor? Maalesef beklenmedik kalp krizleri. Oysa dünyada ölümlerin yarısından fazlasının sebebi kalp damar hastalıkları. Bir diğeri kanser, bazılarında erken tanı var ancak kanseri önceden belirleyemiyoruz. Ancak 2013'ten beri Dünya Sağlık Örgütü kalp hastalıklarını 'önlenebilir hastalıklar' grubuna aldı. Yani kalp ve damar hastalıkları önlenebilir! Yeter ki doğru tetkik yapılsın.

"Bunlara 'psikolojik check-up' diyorum. Kişiyi rahat ettiriyor ama kalbi korumuyor."

— Peki kaç yaşında gerçek bir kardiyolojik incelemeden geçmeliyiz?

Otuzlu yaşlarda, kırk yaş geç. Düşündüğünüzden çok daha geç. Ailesinde kalp hastalığı olan biri için otuz yaşında kardiyolojik kontrole almak lazım. Aile öyküsünde hiç kalp hastalığı yoksa en geç otuz beş yaşında. Neden? Çünkü bir damar on beş yılda tıkanıyor. Elli yaşında enfarktüs geçiren birinin hastalığı aslında otuz beşinde başlamış demektir. Bu nedenle kişinin temel bazını tespit etmek için 30’lu yaşlarda ilk tetkiki yapmak gerek. 

DAMARLARI BİZ Mİ TIKIYORUZ?

— Damarlarımızı ne tıkıyor? Sigara mı, kolesterol mü, şeker mi?

Genetik faktörün yanında en önemli etken tütün ürünleri, ki artık genetik faktörler bile bertaraf edilebiliyor. Normalde damar iç duvarı kaygan ve yapışmazdır. Burada endotel bariyeri vardır. Tütün ürünleri bu bariyeri zımbayla delinmiş gibi deler. Sigara, puro, pipo, nargile, elektronik sigara, htp denilen ısıtılmış tütün ürünleri... Hiçbirinin farkı yok damar için. Ayrıca bu ısıtılmış tütün ürünleri akciğere çok zararlı ve ben inanıyorum ki önümüzdeki yıllarda yasaklanacak. Bu şekilde damar bariyeri kırılınca kötü kolesterol yani LDL ve VLDL veya trigliseritler içeriye giriyor ve birikmeye başlıyor.

En önemli nokta şu ki damarda yüzde elli darlık olana kadar hiçbir belirti vermiyor. Yüzde altmışa, yetmişe gelince belirti veriyor. Bu yüzden 'belirtim yok, sağlıklıyım' demek çok tehlikeli. Önce detaylı kan testleri yapmak lazım, eğer ailede bir kalp damar sorunu varsa otuz yaşında BT anjiyo ile görüntülemek lazım. Burada sorun bu tetkiklerin yapıldıktan sonra kimin değerlendirdiği, en büyük problem bu, kılavuzları takip etmeyen bir hekim, uzman olmayan bir hekim bunlara bakıyorsa maalesef eksik tedaviler yapılıyor. Eğer hekim Avrupa ve Amerika guideline değişikliklerini takip etmiyorsa sorun çıkıyor. Mesela hastanın koroner damarında plak varsa LDL kolesterolü 55’in altında tutmak gerek. Hala kolesterol ilaçlarına karşı bir çekince var, bundan vazgeçilmesi gerekiyor, bu kılavuzların mecburi tutulması gerekir. Sağlık Bakanlığı burada hastanın kolesterolünün düşürülmemesini malpraktis olarak değerlendirmesi gerekir. Çünkü hayati bir durum bu. Yanlış anlaşılmalardan biri de damar deyince herkes kalbi düşünüyor oysa damar sistemi tüm vücudu etkileyen bir sistem, ben kalp ve damar uzmanıyım, hasta şah damarından inme geçiriyor, beyin enfarktüsü geçiriyor, böbrekte oluyor böbrek yetmezliği geçiriyor veya libidosu düşük oysa oradaki damarı tıkanmış farkında değil. Yani damar sistemi tüm hastalıkları gösteren bir yapı. BT anjiyo yaptık kalp damarı iyi deyip, kolesterol hapını kesmek gibi bir şey yok, yani olaya daha bütüncül ve geniş yelpazeden bakmak gerekiyor. Bu noktada koruyucu hekimlik çok önemli, hastanın nereye doğru gittiğini görüp önlem almak gerekiyor, maalesef sayımız az ve sesimizi duyuramıyoruz. Dolayısıyla gerekli düzenlemeler yapılarak kılavuzlar takip edilirse sorunların önüne geçilmiş olur. 

— Homosistein, lipoprotein A,ApoB gibi faktörleri de sayıyor musunuz?

Evet, sadece kolesterol değil. Homosistein mesela........

© T24