menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Âdet kanaması uzun süren kız çocuğunu iki devlet hastanesine götüren anne: Muayene edilmedi!

14 0
04.02.2026

Diğer

04 Şubat 2026

“Beşinci kattan düştü”, “Balkondan düştü”, “Plazanın yirminci katından düştü”…

Şüpheli kadın ölümlerinde ‘düşme’ vakalarından birinden, yargı konusu olan bir dosyadan söz edeceğim. Şengül Karaca bir öğretmendi. Öldüğünde 47 yaşındaydı. O da onlarca kadın gibi evinin penceresinden ‘düşerek’ öldü, 9 yıl önce.

Düştü mü itildi mi? Yargılama boyunca bu soruya yanıt arandı. Zira olay günü, öğretmen Karaca’nın evinde sevgilisi Hasan Aydın vardı.

Hasan Aydın yargılama boyunca öğretmen Karaca’yı itmediğini, aksine penceredeyken onu içeriye çekmeye çalıştığını iddia etti.

İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesi sanık Aydın hakkında beraat kararı verdi. Bunun üzerine karar istinafa götürüldü. İstinaf ise beraat hükmünün kaldırılmasına, sanık Hasan Aydın’ın ‘kasten öldürme’ suçundan yargılanmasına karar verdi. Yargıtay sürecinde de 1. Ceza Dairesi oy çokluğu ile sanık avukatının itirazını reddetti ve istinaf kararının onanmasına karar verdi.

Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı "...Sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair aleyhine cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olmadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, maktule yönelik kasten öldürme suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği" görüşüyle itiraz yoluna başvurdu.

Uyuşmazlık üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gitti ve önemli bir karar çıktı. Şengül Karaca’nın dördüncü kattaki dairesinin penceresinden aşağı itilerek öldürüldüğü, sanık Hasan Aydın’ın kasten öldürme suçunun sabit olduğu kararını oy çokluğu ile kabul etti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazını da reddetti.

Kararın önemli kısmı şu: Olay gecesi Şengül Karaca’nın bağrışını duyduğunu, ardından iki elin onu aşağıya ittiğini gördüğünü söyleyen bir tanık sonraki süreçte hayatını kaybetti. Bu kişinin kolluktaki ifadesinin ‘belirleyeci delil’ olmayacağını, kolluğun tanık dinleme yetkisinin olmadığını savunan görüşe karşı hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş her şeyin kanıt........

© T24