Enflasyonla mücadelede eksik parça: Beklenti yönetimi
TCMB her ay sektörel enflasyon beklentilerini yayınlıyor. Bu yayının içinde reel sektör, piyasa ve hanehalkı enflasyon beklentileri yer alıyor. Son birkaç aydır TCMB hanehalkı enflasyon beklentilerine daha yakından bakmaya başladı. Genel görüşe göre beklentilerin çıpalanmaması enflasyonla mücadelenin önündeki en önemli engellerden biri.
Politika yapıcılar, hanehalkları ve reel sektörün gelecekteki enflasyona ilişkin beklentilerinin, gerçekleşen enflasyonun temel belirleyicisi olduğuna inanıyor. Diğer yandan enflasyon beklentilerinin, ücret ve fiyatlar üzerinden cari enflasyonu etkilediği için para politikasının iletiminde kilit rol oynamasına dikkat çekiyor.
Eğer beklentiler çıpalanmamış ve enflasyonun gelecekte yükselmeye devam edeceğine yönelik olumsuz bekleyişler devam ederse merkez bankası politikalarına güven de olmaz, bir noktadan sonra enflasyonla mücadele giderek zorlaşır.
Örneğin hanehalkları gelecekte enflasyonun yükseleceğini bekliyorsa bugünden fiyat artışlarına karşı korunmaya çalışır; yani tüketim öne çekilir, daha yüksek gelir arayışı içerisine girilir. Tüm bunlar sıkı para politikasına ve onun acı reçetesine maruz kalınan dönemin boşa geçmiş olması anlamına gelir.
TCMB, hanehalkı beklentilerine ilişkin veriyi TÜİK’in Tüketici Eğilim Anketinden (TEA) alıyor. Ancak artık TEA yerine Hanehalkı Beklenti Anketine (HBA) göre veri toplayacak, beklentilerin iyileşip iyileşmediğine bakacak.
HBA’da ankette soru yapısı, fiyat seviyesi yerine enflasyon oranına odaklanıyor. Önceki aya ait yıllık enflasyon bilgisi katılımcılarla paylaşılıyor. Bu yöntemle her ne kadar enflasyon beklentilerinin TEA’ya kıyasla 2-3 puan daha düşük olarak ölçüldüğü ifade edilse de sonuçta katılımcıların bilgisine sunulan enflasyon oranı, TÜİK'in açıkladığı manşet enflasyon.
Zaten hanehalkının, son bir yıl içinde fiyatlarının en çok arttığını değerlendirdiği ve gelecek 12 ay için fiyatlarının en çok artmasını beklediği ürün/hizmet gruplarında ilk üç sırada gıda, yakıt-enerji ve kira yer alıyor. Bu ürün/hizmetlerin enflasyonu, TÜİK’in açıkladığı manşet enflasyonun üstünde.
Son HBA verisine göre gelir düzeyi düştükçe gelecekte beklenen enflasyon beklentisi 2 puan yükseliyor. Düşük gelirli enflasyona karşı daha savunmasız ve karamsar. Bu haliyle beklentilerin iyileşmesi zor görünüyor.
HBA'ya artık konut fiyatları, dolar kuru ve yatırım tercihlerine dair beklentiler de sorgulanıyor. Ortaya çıkan sonuçlar ise pek şaşırtıcı değil: İlk sıradaki yatırım aracı altın, ikincisi ise emlak. TCMB’nin sıkı para politikası duruşuna ve reel faiz söylemlerine rağmen, yatırım tercihleri arasında mevduat faizinin hala öncelikli bir seçenek olarak yer almadığı görülüyor.
Hanehalkı - reel sektör enflasyon beklentilerinde makas açılıyor
Hanehalkında 12 ay sonrası için enflasyon beklentileri Ocak ve Şubat aylarında değişmedi, yüzde 48,81’de kaldı. Aynı dönemde reel sektör beklentileri yüzde 43’ten 32’ye geriledi. Ocak-Şubat 2025’te on puan daha fazlaydı, oradan bir gerileme söz konusu ama oldukça yavaş.
Sadece hanehalkı değil reel sektörün enflasyon beklentileri de önemli, çünkü firmalar hem fiyatları hem de maaşları belirleyici role sahip. TCMB’nin reel sektör enflasyon beklentilerini de ayrıca radara alması gerekir.
Hanehalkı enflasyon beklentisi reel sektörün 16,8 puan üzerinde. Bu fark, halkın enflasyon algısının firmalardan daha karamsar olduğunu gösteriyor. 2018 öncesinde de reel sektör ile farklılık yine vardı ama bu derece yüksek değildi.
Üstelik reel sektör enflasyon beklentisinin 2018 öncesi iniş-çıkışlı bir trendi yoktu. Ama 2018 kur ataklarında enflasyon beklentileri bozuldu. Sonraki tüm gelişmeler (pandemi, gevşek para politikası, sıçrayan kur ve enflasyondaki hızlı yükseliş) hanehalkı enflasyon beklentilerini yüzde 80’lerin üzerine iterken, reel sektördeki beklentiler hanehalkına yakınsamış oldu. Yani yüksek enflasyon, beklentileri sadece hanehalkında değil, reel sektörde de bozdu.
Üç yıla yakın süredir sıkı para politikası devam ediyor, ama enflasyonla mücadelede iyileşme yavaş. Beklentilerde iyileşme 2023 yılının ikinci yarısında hızlanmıştı, ama sonrasında iyileşme yavaşladı. Ayrıca beklentilerde bozulma 2021 yıl sonunda çok hızlı başladı ve hâlâ beklentilerde iyileşme bekleniyor. Yani; politika değişiklikleri beklentilere oldukça yavaş yansırken, olumsuz bekleyişler daha hızlı yayılıyor.
Diğer yandan beklentilerin çıpalanmasında ve reel sektörün enflasyon beklentisinin iyileşmesinde kur ataklarının bitmesi etkili, ama hanehalkında bozulma daha rijit kalıyor.
Biraz da konunun özüne dönelim mi? Enflasyon beklentileri, gözlemlenebilen çeşitli anketler ve finans piyasası ölçümleriyle belirleniyor. Örneğin hanehalkı beklenti anketine, 3217 hane katılmış.
Solow’un 1979’da yayımladığı makaledeki şu cümleleri birlikte okuyalım: “Beklentilere nedensel faktör olarak başvurulması konusunda her zaman biraz şüpheciyim; beklentiler, tanımı gereği, sezgisel olarak her zaman mevcut ve çok önemli olduğunu hissettiğiniz, ancak bir şekilde kontrol edemediğiniz bir güçtür. Doğrudan gözlem yapmalarına asla izin verilmez” (Solow, Robert M. (1979). “What We Know and Don’t Know About Inflation.” Technology Review, 81(3), 30–46).
Solow’a göre beklentiler kanalıyla beklenen enflasyonu, gerçekleşen enflasyonun temel itici gücü olarak görmenin gerekçeleri, Friedman’da, Lucas’ta ya da Philips eğrisindeki bulgularda var. Onlara göre enflasyonun belirlenmesinde enflasyon beklentilerine merkezi bir rol tanımak mantıklı görünüyor.
Ancak merkez bankası iletişimi ve eylemleri yoluyla kamuoyunun enflasyon beklentilerini şekillendirme zaman alıyor. Ayrıca bu modeller kısa vadeli beklenen enflasyona öncelik veriyor, bir başka deyişle cari enflasyonun bir dönem öncesine ait beklentiden etkileniyor. Bir beklenti, bir sonraki beklentiyi etkileyebiliyor.
Türkiye gibi bir gelişmekte olan bir ülkede uzun vadeli enflasyon beklentileri gelişmiş ekonomilerdeki kadar sağlam temellere oturamıyor maalesef (ampirik çalışmalara da kanıtlandığı gibi).
Çünkü gelişmekte olan ülkelerde uzun vadeli enflasyon beklentileri hem ülkeye özgü hem de küresel enflasyon şoklarına karşı daha hassas. Bununla birlikte, gelişmekte olan ülkelerde beklentiler nasıl çıpalanır? Merkez bankası şeffaflığı, bağımsızlığı, güçlü ticaret entegrasyonu, kur ataklarının olmaması ve düşük kamu borcu seviyesini garanti ettiğinde enflasyon beklentilerini çıpalamada daha başarılı olma eğiliminde.
