Veda mı, devam mı?
Evet, sevgili okurlarım... Usta gazeteci Emin Çölaşan üslubuyla ben de o açılışı yaptım, sevgili okurlarım diyerek... Bundan sonraki yazı hayatıma nasıl yön vereceğim şu günlerde belli olacak.
Yaşım, malum, hayli ilerledi. 80’lerin sonlarına geldik. Gerçi bunun beni aşan örnekleri de var, hem de bizim kültürümüzden... Bizzat tanıma onurunu kazandığım Hıfzı Topuz 1923’de başlayan sanatını tam bir yüzyıl sonra bitirmiş, 2023’te... Arada sayısız eser vererek... Onunla ayni arabada kitap fuarı günlerine gidip geldiğimizi hatırlarım. Benim mütevazi biçimde başlayan profesyonel yazar hayatım, anılarımda anlatmışımdır, Remzi Kitabevi sayesinde ilgi görmüş ve beni önde gelen yazarlarından biri yapmıştı. Arada çeşitli kaçamaklar -benden veya onlardan- gelmek kaydıyla...
Evet, yeri gelmişken Remzi Kitabevi’nden biraz söz edeyim. Sanki doğuştan kitapçı bir aileydi onlar... Hâlâ da öyleler. 1965’de Remzi Bengi tarafından kurulmuş, onun damadı Erol Erduran ve torunları Ömer ve Ahmet Erduran tarafından yönetilmişti. Kayıtlara göre 5 binden çok kitap basarak...
Bu yayınlar içinde benim en önemli kitaplarım vardı. Başta ülkemizdeki en önemli biyografilerden biri olduğuna içtenlikle inandığım Bir Ömürden Seçilmiş Tablolar... Ve de tüm 20. yüzyıl müzik tarihine eğildiğim, bunun için de evimde bizzat oluşturduğum çok zengin bir müzik arşivine dayandığım Ne Şurup-Şeker Şarkılardı Onlar... Ki bu kitabın çok sevdiğim adı başka kimi kitaplarda olduğu gibi yayınevini şaşırtmış ve ancak benim ısrarımla o adı almıştık. Beni bağışlayın, sonuç olarak 70’i aşan kitabın sahibiyim. Biraz övünsem fazla mı kaçar!
Ama........
