menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İranlı sosyolog Shahzadeh N. İgual: Batı ile müzakere etmek, başınızı giyotinin altına koymak demektir

51 0
03.03.2026

İstanbul’da yaşayan İranlı sosyolog ve yazar Shahzadeh N. İgual, ülke dışındaki pek çok İranlı gibi yakınlarından haber alamıyor. Çocukluğunu İran-Irak savaşının bombardımanları altında geçiren İgual, İsrail ve ABD’nin son saldırılarını İran’ın askeri ve toplumsal kapasitesini zayıflatmayı hedefleyen uzun bir jeopolitik sürecin parçası olarak yorumluyor.

1953’te Başbakan Muhammed Musaddık’a karşı düzenlenen darbeyi hatırlatan İgual, İran ile Batı arasındaki gerilimin bugünkü saldırılarla sınırlı olmadığını söylüyor. Sosyal medyada dolaşan sokakta dans eden insanların görüntülerini ise “utanç verici” olarak nitelendiriyor: “Oynayanları görünce insan olarak utandım.”

Türkiye’de yaşayan yazar İgual ile İran’daki son gelişmeleri konuştuk.

Shahzadeh hanım, 36 yıldır Türkiye’de yaşıyorsunuz. Saldırı öncesi süreçten başlamak istiyorum. Durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İyi değilim tabii ki, hiç iyi değilim. Amerika Hazine Bakanı Scott Bessent da aşağı yukarı 2 ay önce bunu: “Biz İran’da ambargoyu o kadar şiddetlendirdik ki para birimleri çöktü, dolar yükseldi. Bu insanların öfkesine sebep oldu ve insanları sokağa döktük. Amacımız buydu” diye itiraf etmişti. Yine geçen aralık ayının son günü Mike Pompeo tweetinde şunu yazdı: “Yılbaşı İran'da sokaklarda protestolara katılan tüm İranlılara ve yanlarında omuz omuza yer alan her bir MOSSAD ajanına kutlu olsun.”  Bu aslında ülke içindeki masum ve haklı itirazları, nasıl gasp ettiklerini, nasıl bu hale getirdiklerini gösteriyor. Bu bir hazırlıktı, bunu zaten senelerdir deniyorlar. Dertleri eğer iddia ettikleri gibi İran demokrasisi ve insan hakları olsaydı, İran'da yönetime seçilen ilk demokrat Başbakan Muhammed Musaddık 1953'te CIA destekli bir darbeyle indirilmiş olmazdı.

İran’ın Amerika’nın söylemleri konusunda zaten antrenmanlı bir geçmişi var değil mi?

Bu emperyal argümanlara güvenimizi kaybedeli çok uzun zaman oldu. İran'ın nükleer silahlanması bahane ediliyor. Zamanında Colin Powell’ın da Irak için icat ettiği bir senaryoydu. Fakat o zaman sosyal medya bu kadar güçlü değildi, teknoloji bu kadar ilerlememişti. Aşağı yukarı 1 milyon Iraklının ölümüne sebep oldu bu bahane. Bir buçuk sene sonra da CIA hiçbir nükleer çalışma bulunamadığı yönünde resmi açıklama yaptı.

İran nükleer çalışmaları bırakacağını ifade etmişti oysa…

“İran nükleeri bırakırız” dedi ama bu sefer “Füze yapmayacaksınız” dediler. Amaç aslında şu anda İran'da yönetim şekli ne olursa olsun bir bahane bulup saldırmaktı. Demokrasi, kraliyet, teokrasi ya da ne olursa olsun fark etmeyecekti. Şu anda İran'ın başına boynuna kravat taktıkları birini de koymuş olsalardı, saldıracaklardı. Çünkü kendi çıkarlarına ters düşüyordu. Bunun için uzun yıllardır çalışıyorlar. Bununla ilgili çok önemli isimler senelerdir uyarıyor. Jeffrey Sachs gibi mühim siyaset bilimciler ya da Robert D. Kaplan gibi önemli Ortadoğu uzmanları senaryonun böyle gelişeceği yönünde özellikle İran halkını sürekli uyardılar.

Siz kişisel olarak da bunları deneyimlemiş ve bu alanda eğitim almış bir yazarsınız…

İran-Irak savaşında İran’da bir çocuktum. Her şeyi hatırlıyorum. Büyüdükten sonra sosyoloji okuyup, daha iyi teknik ve tarihi öğrendikten sonra önce yakın........

© T24