Elveda demokrasi, elveda çok partili rejim
İstinaf mahkemesinin CHP hakkındaki mutlak butlan kararını sıcağı sıcağına kısaca değerlendirelim:
Kararın anlamı ne?
Karar iki kısımdan oluşuyor.
Kasım 2023’deki parti kongresini (kurultay) mutlak butlan nedeniyle iptal ediyor.
Bu kurultay iptal edildiği daha doğrusu mutlak butlan (hükümsüzlük) ile sakatlandığı ve bir nevi yok kabul edildiği için, sonraki kurultaylar da otomatik olarak iptal edilmiş.
Karar ile hukuken CHP yönetiminde Kasım 2023 öncesine geri dönülüyor.
Normalde bu iptal kararı temyiz yani Yargıtay kararı ile kesinleşeceği için ve buna kadar mevcut CHP yönetimi (Özgür Özel yönetimi) başta kalacağı için, mahkeme ayrıca bir tedbir kararı vererek, mevcut yönetimin görevine derhal son verip (Ö. Özel yönetimi), temyiz kararına kadar yerine eski yönetimi (K.Kılıçdaroğlu yönetimi) başa getiriyor.
Yani bu karar taraflara tebliğ edilir edilmez CHP yönetimi hukuken Kılıçdaroğlu’na geçiyor.
Kararın bu ikinci kısmı olmasaydı yani tedbir kararı verilmeseydi, Ö. Özel ekibi Yargıtay’ın kararına kadar işbaşında kalacaktı.
Karar hangi gerekçe ile verilmiş?
Kasım 2023’deki genel başkanın değiştiği kurultayda delegelere para ve çeşitli hediyeler (cep telefonu ve laptop) verilerek ve bazı delegelerin yakınları belediyelerde vs. işe alınarak delegelerin iradesinin fesada uğratıldığı ve bu durumun Anayasadaki siyasi partilerin kendi iç yönetim seçimlerinin demokratik kurallara uygun olması gerektiği hükmüne aykırı olduğu.
Yani kararın ana hukuksal dayanağı, anılan seçimin demokrasiye aykırı olması!
Kararı Yargıtay’a temyize götürmek pratikte mümkün mü?
Dava CHP tüzel kişiliğine karşı açılmış.
Yani davalı mevcut genel başkan veya yönetimi değil, parti tüzel kişiliği.
Yeni karar ve özellikle de tedbir kararı uyarınca da artık partiyi hukuken eski yönetim yani K. Kılıçdaroğlu yönetimi temsil ediyor.
Yani temyize ancak onlar gidebilir.
Ö. Özel yönetimi hemen temyiz etse dahi sonradan Kılıçdaroğlu yönetimi temyizden feragat ederse teknik olarak temyiz mümkün olmaz.
Yani KK yönetimi istemedikçe kararın davalı tarafça temyizi hukuken mümkün değil.
Böyle olması hukuken saçma ve hak arama özgürlüğünü açıkça ihlal ediyor ama işin teknik hukuk yönü böyle.
Bu arada eğer Ö. Özel dava devam ederken genel başkan olarak şahsen davaya müdahale talebinde bulunsaydı durum hukuken farklı olabilirdi.
Buna ayrıca geleceğim.
Temyiz etmeyip kararı kesinleştirmek Kılıçdaroğlu yönetiminin işine gelir mi?
İşine gelmez gibi görünüyor.
Çünkü temyiz edilmeyip karar kesinleşirse Kılıçdaroğlu yönetimi derhal seçimli kurultaya gitmek zorunda kalacak.
Nitekim kesinleşmiş karar ile Kasım 2023’deki hukuki durum geri gelecek ve zaten o........
