Avrupa’nın “budalalığı” (III)
Son iki pazartesi, AB’nin rekabet gücünü diri tutacak ucuz enerji kaynaklarından kendisini mahrum bırakarak doğal gazı artık ABD’den çok daha yüksek bedellere almaya yönelmesinin, küresel rekabette oyundan düşmesinin, sonunda da Birlik içindeki bazı liderlere, “biz bu kadar budala mıyız?” sorusunu sordurmasının ardındaki gerçek dinamikleri ve “budalalıkla” açıklanmayacak geçerli sebepleri ortaya koymaya çalışmıştık.
Geçen bir haftalık süre zarfında Avrupa’nın koca kıtayı Rusya ile savaşa birkaç adım daha taşıdığını gösteren sevimsiz gelişmeler yaşandı. Bunların en tatsızı, Ukrayna'ya ait bir insansız hava aracının (İHA), Lugansk Halk Cumhuriyeti'ndeki Starobelsk'te bir üniversite yurdunu yerle bir ederek çoğu genç kadın olmak üzere 21 öğrencinin ölümüyle, 83 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan saldırısı oldu. Saldırıyı daha da trajik kılan, hemen ardından sivilleri ve olay yerine koşan ilk müdahale ekiplerini hedef alan ikinci bir İHA saldırısıyla katliamın boyutlarının katlanması oldu. İlk saldırıdan sağ ya da yaralı kurtulanlar ikincisinde hayatını kaybedecekti.
Elbette, bu yurt saldırısı Batı basınında kendisine yer bulamadı. Olur da Rusya bu saldırıya sert bir karşılık verirse, ancak onu haberleştirirler sanırım
Starobelsk'teki gibi provokatif, kanlı saldırıların genelde tek bir hedefi olur. O da amiyane tabirlerle ifade edecek olursak şöyledir: “Sen şimdi içerideki öfkeyi dindirmek için bana daha sert vur! Vur ki, çok canım yansın ve bu şekilde kahvede ne kadar dostum varsa, hepsi toplanıp, en sert şekilde intikamımı alsın!”
Savaşın bu evresini en iyi belki de bu ifadeler özetliyor. O yüzden durum kontrolden çıkmaya giderek yaklaşıyor.
Tabii, Batı basını bu katliama sessiz kalırken, onu perdelemek için Romanya'nın doğusunda, Ukrayna sınırı yakınlarındaki bir apartmana bir İHA isabet etmesi sonucu 2 kişinin yaralanmasını haberleştirmeyi seçenler de oldu. Bu saldırının sadece Romanya vatandaşlarının güvenliğini değil, NATO’nun kolektif güvenliğini de tehlikeye attığını ileri süren beyanlar duyduk.
Romanya’nın konumunu muhtemelen biliyorsunuz; vassallaşmada son yıllarda liderliği kimseye kaptırmıyor. 24 Kasım 2024'te yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunu aslında birinci olarak Călin Georgescu’ tamamlamıştı. Ancak Romanya Anayasa Mahkemesi, seçim sonuçlarını iptal etti ve Georgescu’nun seçimlere katılmasını da (Rus yanlısı olduğunu söyleyerek) engelledi. Onun katılmadığı seçimlerde birinci sırada gelen eski Bükreş Belediye Başkanı, AB yanlısı Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan da sosyal medya platformu X’teki hesabından yaptığı paylaşımda, apartmana düşen İHA nedeniyle iki kişinin yaralanmasını, “Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı saldırı savaşının başlangıcından bu yana Romanya topraklarını etkileyen en ciddi olay” olarak niteledi; ancak olay soruşturulmadı bile.
Budalalık ötesi bir “ortaklık
Gerçekten saldırı Ruslar tarafından bilerek mi yapıldı, vurularak kontrolden çıktığı için kazara mı apartmana isabet etti, yoksa daha önce birkaç kez tanık olduğumuz üzere, Ukraynalılar tarafından ele geçirilmiş bir Rus İHA’sı yönlendirilerek mi gerçekleştirildi, bilmiyoruz. Rus başkonsolosu Vladimir Lipaev, olayın Kiev yönetimi........
