İKLİM OLAYLARINDA KOMPLO TEORİLERİNE NEDEN İKNA OLUYORUZ?
Bezdum daa! Gün geçmiyorki konunun cahili biri hava ile ilgili post hoc ergo propter hoc şeklinde bir komplo teorisi ortaya atmasın ve meraklıları da üstüne atlamasın. Bunların yüzünden yakında psikolog ya da antropolog olacağım ya!..
Her gün zehirli bir iddia okuyoruz. En yenisi: Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki “gizli yağmur merkezi” İran tarafından bombalanmış; ertesi hafta Irak ve İran’a yağmur geri dönmüş, sıcaklıklar 5 °C değişmiş; kuraklıktan başkentini taşımayı düşünen İran birden sellere uyanmış. Bir de alakasız bir harita ekleyikapanışta uyarı: “Olmaz öyle şey demeyin; 1980’lerde Honduras da Amerika’yı yağmur çalmakla suçlamıştı.” Bu satırları okurken iç sesiniz “mantıklı” dedi. Oysa ikna eden şey iddianın kanıtları değil, beyninizin çalışma biçimidir. Bu yazı, bu biyolojik hileyi tek tek söker (İnşallah! Ama umutum yok).
1) Hikâye, bilgiden daha güçlüdür
İnsan beyni istatistik için değil, hikâye için evrildi. Psikolog Jerome Bruner’ın narrative transportationdediği etki altında, bir olayı “başı-ortası-sonu” olan bir anlatıya dönüştürdüğümüz anda eleştirel süzgecimiz düşer. Resmî açıklamalar sıkıcıdır çünkü ihtimallerle, hata paylarıyla, “henüz bilmiyoruz” kalıplarıyla konuşur. Gayrı resmî açıklamalar ise “kesin neden → kesin sonuç” kurgusu sunar. Bilim “muhtemelen” dediğinde güçsüz; komplo teorisi “bal gibi biliyorum” dediğinde güçlü durur. Oysa gerçeklik, ihtimallerden örülüdür; kesinlik iddiası çoğu zaman bilgisizliğin süslü kılığıdır.
2) “Sonra gelen, önceki yüzünden olur” yanılgısı
Beyin, iki olayı zaman sırasıyla görünce aralarında neden-sonuç bağı uydurur. Mantıkçıların post hoc ergo propter hoc dediği bu hata, komplo teorilerinin ana direğidir. Çocuk, horoz öttüğü için güneş doğduğunu sanır; yetişkin, kara kedi geçtiği için arabasının bozulduğunu düşünür. Aynı beyin, “BAE’deki merkez bombalandı → sonra İran’a yağmur yağdı” cümlesini otomatik olarak nedensellik gibi okur. Oysa Orta Doğu’nun yağış rejimi Akdeniz siklonlarına, Hindistan Muson’unun geri........
