Transatlantik İlişkileri Çökerken Avrupa Türkiye’ye Koşuyor
Son birkaç aydır Avrupa’nın büyük devletleri, stratejik iş birliği anlaşmaları yapmak üzere Türkiye’ye akın akın geliyor. NATO müttefiki Amerika ve Rusya tehdidi arasında sıkışan Avrupa ülkeleri; güçlü bir savunma sanayisine ve orduya sahip bulunan Türkiye ile ikili ilişkiler çerçevesinde savunma ittifakını geliştirmeyi ve derinleştirmeyi hedefliyorlar. Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) arasındaki kurumsal ilişkilerde kırılganlıklar devam ederken, AB kurumları Türkiye’ye olan önyargılarını muhafaza ederken AB üyesi ülkelerin ikili ilişkileri stratejik boyuta taşıma çabaları dikkat çekiyor.
Kurulmaya çalışılan stratejik iş birliği sadece savunma ve güvenlik ile de sınırlı değil. Türkiye uzunca bir süredir; tarihi ve kültürel bağlarının bulunduğu dost, kardeş ve akraba devletler ile güvene, samimiyete ve karşılıklı çıkarlara dayalı çok güçlü ilişkiler tesis etmeyi başardı. Avrupa devletleri bakımından Türkiye; Türk devletleri başta olmak üzere Türkistan coğrafyası, bir kısım Güney ve Güneydoğu Asya ülkeleri, Orta Doğu ülkeleri ve Afrika ülkeleriyle ilişkiler kurmanın ve devam ettirmenin anahtarı haline geldi.
Stratejik ortakların çıkarları uğruna birbirini düşmanına sattığı, müttefiklik kavramının değerini yitirdiği içinde bulunduğumuz bu kaygan ve kaotik ortamda, Türkiye’nin dostluğuna sahip olmak en kıymetli uluslararası ilişkiler bağı olarak ortaya çıktı. Türkiye; GSYİH, nüfus, askeri güç vb. sayısal üstünlüklere ve güce dayalı hegemonik yapılara alternatif bir merkez haline geldi. Kurulmakta olan çok kutuplu Yeni Dünya Düzeninde, geniş bir coğrafyanın arkasında yer aldığı bir kutup başı olarak parlıyor.
Büyük Avrupa ülkelerinin son dönem Türkiye ilişkileri ve yapılan ikili anlaşmalar; değişmekte olan dünya düzeni ve yükselen Türkiye ile ilişkilerine dair anlamlı ipuçları vermektedir.
Almanya, Hollanda ve Belçika gibi Avrupa Birliği’nin; İngiltere ve Kanada gibi NATO’nun önemli ülkelerinin Türkiye’ye olan ilgisi, pek çok şeyin değişmekte olduğunu görmek isteyenlere işaret ediyor. İspanya ve İtalya gibi Akdeniz ülkeleri daha önceden, diğer Avrupa ülkelerinden farklı olarak dostluk ilişkilerini sürdürmekteydi. Ukrayna-Rusya Savaşı'nda Batı’nın güçsüzlüğünün ortaya çıkması; Polonya, Macaristan ve Romanya gibi güçlü Doğu Avrupa ülkelerini de Türkiye’yle stratejik ittifak kurmaya yöneltti. Rusya’nın doğrudan tehdidi altındaki Nordik ülkeleri (İsveç, Finlandiya, Norveç) ile Baltık ülkelerinin (Estonya, Letonya, Litvanya) bir kısmı da Türkiye’den silah tedariki için milyarlarca dolarlık sözleşmeler yaptılar; askeri lojistik ve siber güvenlik alanında stratejik ortaklık anlaşmaları imzaladılar.
Bahsettiğimiz yönelimin daha iyi anlaşılması bakımından, Avrupa ülkelerinin iş birliklerini stratejik düzeye taşımak üzere son dönemde Türkiye ile imzaladığı anlaşmalara göz atmakta fayda vardır.
AB Üyesi Olmayan Türkiye-İngiltere İlişkileri
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper arasında 23 Nisan 2026’da Londra’da imzalanan Stratejik Çerçeve Anlaşması çok önemliydi. Anlaşma esas olarak; iki ülkenin NATO kapsamındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel güvenlik risklerine karşı ortak hareket edilmesi, savunma teknolojilerinde ortak üretim ve eş güdümün artırılması ile yeni bir serbest ticaret anlaşması sürecinin başlatılmasını kapsıyordu. Bu anlaşma, ikili ülke ilişkilerinin çok boyutlu olarak derinleşmekte olduğunu ve daha kurumsal hale geldiğini gösterdi. Öncesinde, İngiltere ile 25 Mart 2026’da imzalanan 20 adet Eurofighter Typhoon savaş uçağının satışına ilişkin anlaşma, Türkiye’nin kısa vadeli savaş uçağı ihtiyacının karşılanmasında önemli bir adım oldu.
AB üyesi olmayan ancak NATO’da müttefik olan Türkiye ve İngiltere’nin ikili iş birliği kendisine mahsus bir biçimde ilerliyor. Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’ın X hesabından yaptığı "Türkiye küresel güvenlik açısından vazgeçilmez bir ortak olmaya devam ediyor" sözleri İngiltere’nin Türkiye’ye bakışını özetliyor. Brexit ile Avrupa dışına çıkan İngiltere, Türkiye ile ilişkilerini derinleştirmeyi nüfuzunu korumanın önemli bir yolu olarak görüyor.
Türkiye'ye En Fazla Doğrudan Yabancı Yatırım Yapan Hollanda ile İlişkiler
Hollanda, yaklaşık 32 milyar dolarlık yatırımı ile Türkiye'ye en fazla doğrudan yabancı yatırım yapan ilk sıradaki ülkedir. Türkiye’de faaliyet gösteren 3 binden fazla Hollanda şirketi, gelişen Asya piyasalarına erişim için Türkiye'yi bir üretim ve lojistik üssü olarak görmektedir. Türkiye’nin yurt dışı yatırımlarının @’ını (25 milyar dolar) Hollanda’ya yapılan yatırımların oluşturması iki ülke arasındaki güven ve iş birliğinin göstergesidir. Türkiye ile Hollanda arasında 15 Ocak 2025’te imzalanan Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) Protokolü ilişkilere yeni bir ivme kazandırdı. İki ülke ticaret hacminin 2026 sonuna kadar 15 milyar dolara çıkması bekleniyor.
Hollanda ile yapılan ekonomi........
