menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Pakistan–Türkiye: Kardeşlikten Aydınlık Geleceğe

20 0
08.07.2026

Uluslararası siyasette devletler arasındaki ilişkiler çoğunlukla çıkarlar üzerine inşa edilir. Zamanın değişmesi, şartların farklılaşması ve güç dengelerinin yeniden şekillenmesiyle birlikte ittifaklar değişir, öncelikler yeniden belirlenir ve diplomatik söylem de yeni gerçekliklere uyum sağlar. Ancak bazı ilişkiler vardır ki, bunlar yalnızca devletlerin stratejik çıkarlarının ürünü değildir; ortak tarih, köklü medeniyet birikimi, halklar arasındaki gönül bağı ve liderler arasındaki karşılıklı güven üzerine yükselir. Türkiye ile Pakistan arasındaki ilişkiler de işte bu ayrıcalıklı diplomatik mirasın en güçlü örneklerinden biridir. Bu bağ, geçici ihtiyaçların çok ötesinde, ortak sorumluluk bilinci ve birbirine duyulan sarsılmaz güven temelinde şekillenmiştir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif'in İstanbul'da gerçekleştirdiği son görüşme, bu ilişkinin artık yalnızca duygusal söylemlerden ibaret olmadığını; aksine, yirmi birinci yüzyılın hızla değişen küresel dengeleri içerisinde olgunlaşmış, dinamik ve stratejik bir ortaklığa dönüştüğünü bir kez daha ortaya koymuştur.

Dünya bugün yeni bir güç dengesi döneminden geçmektedir. Orta Doğu sürekli gerilimlerle karşı karşıya bulunurken, küresel ekonomi belirsizliklerin gölgesinde ilerlemekte, enerji kaynakları yeni jeopolitik çıkar alanları oluşturmakta ve büyük güçler arasındaki rekabet uluslararası sistemi yeniden şekillendirmektedir. Böylesine kırılgan bir uluslararası ortamda Türkiye ile Pakistan'ın birbirine daha da yakınlaşması, yalnızca ikili diplomatik ilişkilerin güçlenmesi anlamına gelmemekte; aynı zamanda daha geniş kapsamlı jeopolitik ve stratejik bir vizyonun yansıması olarak değerlendirilmektedir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ikili ticaret hacmini beş milyar dolara çıkarma hedefini yeniden teyit etmesi, aslında temel bir gerçeğe işaret etmektedir: Türkiye ile Pakistan arasındaki siyasi ilişkiler her zaman güçlü olmuş, ancak ekonomik iş birliği henüz sahip olduğu gerçek potansiyele ulaşamamıştır. Her iki ülke liderliği bugün tam da bu eksikliği gidermeyi hedeflemektedir.

Karachi'de Türk yatırımcıları için kurulması planlanan özel ekonomik bölge, Tercihli Ticaret Anlaşması'nın kapsamının genişletilmesi, sanayi alanındaki iş birliğinin derinleştirilmesi, ortak yatırımların teşvik edilmesi ve iş dünyaları arasındaki bağların güçlendirilmesi, iki ülkenin köklü dostluğunu artık ekonomik güce dönüştürme sürecine kararlılıkla girdiğini göstermektedir.

Günümüz uluslararası düzeninde kalıcı etki ve nüfuz sahibi olabilen devletler, siyasi uyumu ekonomik bütünleşmeye dönüştürebilen ülkelerdir. Türkiye ile Pakistan arasında özellikle savunma sanayii alanında gelişen iş birliği ise yalnızca iki ülke açısından değil, İslam dünyasının ortak güvenliği bakımından da stratejik bir değer taşımaktadır.

Pakistan ile yürütülen ortak savunma projeleri, teknoloji transferi ve savunma sanayiindeki üretim ortaklıkları,........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü