menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dürzilerin Siyasal ve Toplumsal Dönüşümü (Filistin Sapanından İsrail Tüfeğine)

35 0
20.04.2026

İslam dünyasında gayrimüslim azınlıklara tarihsel olarak din, can ve mal güvenliği başta olmak üzere geniş haklar ve koruma imkânı tanınmıştır. Ancak modern dönemde, özellikle siyasi otoritelerin zayıfladığı ve sömürgeci müdahalelerin yoğunlaştığı tarihsel eşiklerde, bu toplulukların yalnızca sosyo-dini aktörler olmaktan çıkarak siyasal ve ideolojik mücadelelerin bir unsuru hâline geldiği görülmektedir. Bazı azınlık elitlerinin ayrılıkçı eğilimlerle ilişkilendirilmesi, merkezi yapıların aşındırılması ve seküler ya da Batıcı söylemlerin dolaşıma sokulmasında araçsallaştırılması, meselenin çok katmanlı karakterini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda gayrimüslim azınlıklar meselesi, uluslararası güç dengeleri, sömürgeci müdahaleler ve kimlik siyasetleriyle iç içe geçmiş bir problem alanı olarak belirginleşmektedir.

Mevcut literatürün çoğunlukla dış müdahaleler veya iç dinamikler arasında parçalı bir yaklaşım sergilemesi, bu iki boyutu birlikte ele alan bütüncül analizlerin sınırlı kalmasına yol açmaktadır. Oysa azınlıkların hem dış aktörler tarafından nasıl konumlandırıldığını hem de kendi iç dinamikleri ve çoğul kimlik yapılarıyla bu süreçlere nasıl tepki verdiklerini birlikte inceleyen çalışmaların eksikliği dikkat çekmektedir.

Bu yazıda, söz konusu çok boyutlu yapıyı somutlaştıran örneklerden biri olarak Dürzi azınlığı ele alınmakta ve Kays Mâdî Ferru'nun Filistin Araştırmaları Enstitüsü tarafından Beyrut'ta 2019 yılında yayınlanan “Dürûz fî zemeni'l-ġafle mine'l-miḥrâsi'l-Filisțînî ilâ'l- bundukiyyeti'l-İsrâ'îliyye / Gaflet Zamanında Dürzîler- Filistin Sapanından İsrail Tüfeğine” adlı eseri merkeze alınmaktadır.

Kays Mâdî Ferrû, 1944 yılında Filistin’in İsfiya köyünde doğmuş, Filistinli Dürzi kökenli bir tarihçidir; modern Filistin tarihi ve toplumsal hafıza üzerine çalışmalarıyla bilinir. 1980 yılında doktora derecesini aldıktan sonra Hayfa Üniversitesi Orta Doğu Tarihi Bölümü’nde uzun yıllar görev yapmış ve bölüm başkanlığı yapmıştır. Arapça ve farklı dillerde kaleme aldığı eserler ve yayımladığı makalelerle Orta Doğu tarih yazımında önemli bir yer edinmiştir.

Ferrû’nun söz konusu eseri, Filistinli Dürzîlerin modern dönemde maruz kaldıkları siyasal, toplumsal ve ekonomik dönüşümü, arşiv belgeleri ve tarihsel tanıklıklar temelinde çözümleyen kapsamlı bir inceleme sunmaktadır. İngiliz Mandasının son yıllarından başlayarak İsrail Devleti’nin kuruluşu ve sonrasına uzanan süreçte, Dürzî topluluğunun nasıl sistematik biçimde ayrıştırıldığı, yönlendirildiği ve yeniden yapılandırıldığı ayrıntılı bir analize tabi tutulmaktadır. Bu yönüyle eser, azınlık kimliğinin dış müdahaleler, devlet politikaları ve iç toplumsal dinamikler arasındaki gerilim hattında nasıl yeniden üretildiğini gösteren kritik bir örnek teşkil etmektedir.

Eser, Siyonist hareketin Filistin Dürzîlerine yönelik politikalarını yalnızca askerî ya da güvenlik perspektifinden değil; transfer planları, zorunlu askerlik uygulamaları, toprak müsadereleri, ekonomik bağımlılık mekanizmaları ve eğitim politikaları üzerinden çok boyutlu bir analizle ele alır. "Azınlıklar Birliği" stratejisinin nasıl inşa edildiği, Dürzî liderliğin nasıl dönüştürüldüğü ve topluluk içindeki bölünmelerin hangi araçlarla derinleştirildiği, belgelerle desteklenen bir anlatı içinde sunulmaktadır.

Yazar, Dürzîlerin İsrail devletiyle kurduğu ilişkinin basit bir "sadakat" ya da "ihanet" ikilemine indirgenemeyeceğini; bu ilişkinin, baskı, teşvik, zor ve uyum politikalarının iç içe geçtiği karmaşık bir tarihsel süreçte şekillendiğini göstermektedir. Tarımdan koparılma, zorunlu askerlik yoluyla yeniden konumlandırma ve mezhepsel kimliğin Arap kimliğinden ayrıştırılması, bu sürecin temel eksenleri olarak ele alınmaktadır. İlaveten ekonomik bağımlılıkla kimliğin "melezleştirilmesi" arasındaki ilişki tartışılmakta; haklar, yükümlülükler ve aidiyet arasındaki gerilimler, Dürzî topluluğunun güncel durumu bağlamında değerlendirilmekte; Filistin’deki Dürzîlerin İngiliz Mandasının sona ermesinden günümüze kadar uzanan süreçteki durumlarını ve bu grubun Siyonistlerle ve "İsrail" devletiyle olan ilişkisini incelemektedir. Bu yönüyle eser, yalnızca Filistin Dürzîlerinin değil, genel olarak azınlık politikalarının, kolonyal mirasın ve modern devletlerin kimlik mühendisliğinin anlaşılması için önemli bir kayak niteliğindedir.

Siyonistlerin Dürzîlerle ilgili planlarının birden fazla hedefi vardı. Filistin Devrimi patlak verdiğinde, İngiliz mandası ve Siyonistler tarafından çeşitli yollarla Dürzîlerin bu devrime katılması engellendi. Siyonistler, Dürzîlerin yaşadığı Arap köyleriyle Dürzî olmayanların yaşadığı köyler arasında kasıtlı olarak çatışmalar ve sürtüşmeler çıkarmaktaydı.

İsrail devletinin kuruluşundan önce, hatta Siyonist devlet projesinin kurumsallaşmasından evvel, Filistin toplumunun içsel dokusunu parçalamaya yönelik uzun metrajlı ve planlı bir stratejinin varlığı dikkat çekmektedir. Bu strateji, Filistinli Arap toplumsal bileşenlerini birbirinden ayırmayı, onları etnik ve mezhepsel çizgiler üzerinden yeniden tanımlamayı ve İslam dünyasıyla olan tarihsel bağlarını........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü