menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Abraham Anlaşmaları Geçersiz, Şimdi Muhammedî Anlaşmalar Dönemi

43 0
02.06.2026

İbrahim Anlaşmaları (Abraham Accords), 2020’de ABD Başkanı Donald Trump yönetimi arabuluculuğunda İsrail ile bazı Arap ülkelerinin diplomatik ilişkilerini normalleştirmeyi hedeflediği bildirilen bir dizi ikili anlaşmadır. Bu anlaşmalar ekonomik, ticari, teknolojik, güvenlik ve turizm işbirliğini hedefler ama Filistin meselesini çözüme bağlamaz. Hatta bu meseleyi unutturmayı tercih eder.

 Neden “Abraham” (İbrahim) ismi verildi?

İsim, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ın ortak atası olan Hz. İbrahim’e atıfla seçilmişti. Bu üç din “İbrahimî dinler” olarak bilinir. Anlaşmanın amacı, Yahudiler ve Arap/Müslümanlar arasındaki ortak dini/kültürel mirası vurgulayarak güya barış ve diyalog mesajı vermek. Hz. İbrahim, Tevrat’ta Yahudilerin atası olarak geçer; Kur’an’da İslam’da önemli bir peygamberdir (Hz. İsmail’in babası); Hristiyanlık’ta da inanç örneği olarak anılır.

Hz. İbrahim’in üç dinle ilişkisi

•  Yahudilik: Hz. İbrahim, Yahudi halkının atasıdır. Tanrı ile yaptığı ahit Yahudiliğin temelidir. Oğlu İshak üzerinden Yahudi soyu devam eder.

•  Hristiyanlık: Hz. İbrahim, inanç ve itaat modeli olarak görülür. Hz. İsa’nın soy ağacında yer alır; Yeni Ahit’te “imanın babası” olarak anılır.

•  İslam: Hz. İbrahim, hanif (tevhid inancında) bir peygamber. Oğlu İsmail ile Kâbe’yi inşa ettiği kabul edilir. Bu ortak miras, anlaşmaya, görünürde sembolik bir birliktelik katıyor.

Hangi ülkelerle imzalandı?

İlk imzalar 15 Eylül 2020’de Washington’da atıldı. İmzalayan/normalleşen başlıca ülkeler:

•  Birleşik Arap Emirlikleri (BAE): İlk ve öncü ülke.

•  Bahreyn: BAE ile birlikte imzacı.

•  Fas: Aralık 2020’de katıldı (ABD’nin Batı Sahra’yı tanıması karşılığında).

İsrail’in İbrahim anlaşmalarıyla Dinler Arası Diyalog çalışmalarının ilişkisi

Dinler arası diyalog, farklı dinlere mensup insanların (Yahudilik, Hristiyanlık, İslam vb.) karşılıklı anlayış, saygı, hoşgörü ve işbirliğini geliştirmek için yaptığı yapıcı konuşma, toplantı ve etkileşim süreci olarak piyasaya sürülmüştü. Görünürde amaç, çatışmayı azaltmak, ortak değerleri bulmak ve barışı desteklemekti. Fakat uygulamada “Yahudilerin ve Hristiyanların, Müslümanlara karşı yaptığı her türlü zulüm, şiddet, soykırım ve düşmanlığı hoş görme süreci” olarak ilerledi.

Dinler arası diyalog sürecinin İbrahim Anlaşmaları ile doğrudan bağı var. Abraham Accords’un (İbrahim Anlaşmaları) adı ve metni, üç İbrahimî dinin (Yahudilik, Hristiyanlık, İslam) ortak atası Hz. İbrahim’e atıfla seçilmişti. Anlaşma deklarasyonunda açıkça “üç İbrahimî din arasında interfaith (dinler arası) ve kültürel diyalogu teşvik ediyoruz” ifadesi yer alır. Yani anlaşmalar siyasi bir adım olsa da, dinler arası diyalog söylemi ve sembolizmiyle güçlendirilmişti.

Aksa Tufanı, Abraham Anlaşmalarını sonuçsuz bıraktı

7 Ekim 2023 Aksa Tufanı’ndan yaklaşık bir ay sonra, 11 Kasım 2023’te, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da toplanan, 57 5 ülkenin katıldığı İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Üyesi Devletlerin Devlet ve Hükûmet Başkanları Liderler Zirvesinde alınan kararlarla üye ülkeler, Filistin Meselesinde kırmızı çizgilerini ilan ettiler.

Yayınlanan ortak bildirideki 31 maddede, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Üyesi Devletlerin, genel hatları ile, Filistin davası için teyid ettikleri hususlardan bazıları şunlardı:

-İsrail’in saldırganlığına ve saldırganlığın yarattığı insani faciaya karşı durulduğu,

-Filistin halkını başta özgürlük ve kendi ulusal topraklarının tamamı üzerinde bağımsız ve egemen bir devlet kurma hakkı olmak üzere tüm haklarından mahrum bırakmaya yönelik bütün yasadışı faaliyetleri durdurmak için çalışılacağı,

-Filistin davasının merkeziliği bütün devletler tarafından teyit edilerek, tüm enerji ve kapasiteleriyle işgal altındaki tüm toprakları kurtarma ve,

-Başta kendi kaderini tayin etme ve 4 Haziran 1967 sınırları vurgusu…

-“İsrail işgalinin devam etmesinin bölgesel güvenlik........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü