menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çocuklarda dijital bağımlılık alarmı: 'Algoritmalar ekran başında tutuyor, yapay zeka riski büyütebilir'

16 0
11.08.2026

Çocukların günlük yaşamında giderek daha fazla yer kaplayan telefon, tablet, bilgisayar, çevrimiçi oyunlar ve sosyal medya, beraberinde dijital bağımlılık tartışmasını da getiriyor. Ekran süresinin kontrol edilememesi, ders başarısında düşüş, uyku düzeninin bozulması ve sosyal ilişkilerden uzaklaşma, çocuklarda dijital bağımlılığın önemli belirtileri arasında gösteriliyor. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Bilişim Teknolojileri Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, çocukların dijital dünyadaki risklerini değerlendirdi. Kırık, yalnızca ekran karşısında geçirilen sürenin değil, çocukların maruz kaldığı içeriklerin ve onları ekranda tutan algoritmaların da dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

‘Çocuk, ekran başında olmadığı zaman huzursuzsa bu aileler için önemli bir uyarı işareti’

Dijital bağımlılığı, kişinin telefon, tablet, bilgisayar, oyun veya sosyal medya kullanımını kontrol edememesi ve bunun günlük yaşamını olumsuz etkilemeye başlaması olarak tanımlayan Bilişim Teknolojileri Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, çocuklarda ilk belirtilerin aileler tarafından kolaylıkla gözlemlenebileceğini belirtti:

“Dijital bağımlılık, bireyin telefon, tablet, bilgisayar, oyun veya sosyal medya kullanımını kontrol edememesi ve bu durumun günlük yaşamını olumsuz etkilemeye başlamasıdır. Çocuklarda ilk belirtiler arasında ekran süresi kısıtlandığında aşırı öfkelenme, sürekli telefon veya tablet isteme, ders başarısında düşüş, uyku düzeninin bozulması, aile ve arkadaş ilişkilerinden uzaklaşma ile gerçek hayattaki etkinliklere ilginin azalması yer alır. Çocuk gününün büyük bölümünü dijital ortamda geçirmek istiyor ve ekran başında olmadığı zaman huzursuz hissediyorsa bu durum aileler için önemli bir uyarı işaretidir.”

‘Ekran süresi kadar içerik de önemli’

Çocuklarda ekran kullanımı söz konusu olduğunda yalnızca "kaç saat ekran karşısında kaldı?" sorusuna odaklanmanın yeterli olmadığını belirten Kırık, içeriklerin niteliğinin de kritik olduğunu vurguladı:

“Aslında bu iki unsur birbirinden ayrı değerlendirilemez. Uzun süre ekran karşısında kalmak fiziksel ve psikolojik açıdan çeşitli riskler oluştururken, tüketilen içeriğin niteliği de en az süre kadar önemlidir. Eğitici ve yaşa uygun içeriklerle geçirilen sınırlı bir süre ile şiddet, nefret söylemi veya zararlı alışkanlıkları özendiren içeriklerle geçirilen aynı süre arasında büyük fark vardır. Bu nedenle ailelerin yalnızca "kaç saat kullandı?" sorusunu değil, "ne izledi ne oynadı ve kimlerle iletişim kurdu?" sorularını da mutlaka sorması gerekir.”

‘Şiddet içerikli oyunlara maruz kalan çocuklarda agresif davranışlar kısa vadede artıyor’

Dijital bağımlılık ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye de değinen........

© Sputnik Türkiye