Hayatın anlamını sorgularken kendi kuşağımın insanı olduğumu idrak ettim
Stanislaw Lem Solaris adlı romanında “İnsan, görünüşün aksine, kendi amaçlarını yaratmaz. Bunlar içine doğduğu zaman tarafından dayatılır; onlara hizmet edebilir, onlara isyan edebilir, ama hizmetinin ya da isyanının nesnesi dışarıdan gelir” der. 94 yaşımı devirdiğim bu yılda, günümüzle geçmişimi karşılaştırdığımda haklı olduğunu anlıyorum. Anılar yaşlıların bastonudur derler. Ne yazık ki bu baston artık günümüze o kadar yabancı ki başka bir gezegenden gelmiş gibi kalıyor.
Ben gençken, 1950’lerin sonuna doğru gençlik ve öğrenci hareketleri siyasetin tam ortasındaydı ve o dönemde muhalif bir duruş sergiliyordu. Benim de içinde bulunduğum bu gençlerin hayallerini tahmin edersiniz. Yıllar geçti, 1960 sonrası sağ- sol çatışmaları başladı. Nice gencecik insanlar bu yıllarda öldü veya ölümle yüzleşti. Sonrasındaysa 12 Eylül 1980 ve Özal’ın neo liberal düzeniyle karşılaştık. Birçok insan ideolojilerini değiştirdi ve yeni düzende yerini aldı. Çatışmalara kurban verdiğimiz gençlerdense gözü yaşlı aileler. O dönemleri yaşamış olan bizlerin hiçbiri, herhalde günümüzü........
