Doğru Soruyu Sormak
Yapay zekâ son birkaç yılda hayatın her alanına hızla girdi. Öğrenciler ödev hazırlarken, şirketler analiz yaparken, hastalar doktora gitmeden önce ön bilgi almak için, yazılımcılar kod yazarken hata ayıklamak için kullanıyor. İnsanlar seyahat planı yaparken, yatırım seçeneklerini karşılaştırırken ya da bir sözleşmeyi anlamaya çalışırken de başvuruyor. Birkaç kelime yazıp saniyeler içinde metin, rapor ya da öneri almak büyüleyici görünüyor.
Ama kullanmaya başladığında doğru cevabı alabilmek için doğru soruyu sormak gerektiğini fark ediyorsun. Yapay zekâ sihirli bir zihin okuyucu değil. Doğal olarak neyi, hangi sınırlar içinde ve hangi amaçla istediğini bilmiyor. Bunu senin belirlemen lazım.
Çünkü soru belirsizse cevap da belirsiz oluyor. Hedef, kapsam ve beklenti net değilse sonuç yüzeysel kalıyor. Soru ne kadar açıklayıcıysa, hata payı o kadar azalıyor. Bu yüzden yapay zekâ kullanırken asıl beceri doğru soruyu sorabilmek. Aynen hayattaki gibi.
Bir insanın hayattaki gidiş yönünü belirleyen şey çoğu zaman sorduğu doğru sorulardır. Oysa biz sadece cevapların peşinden koşarız. Asıl dikkat etmemiz gereken şeyin sorduğumuz sorular olduğunu gözden kaçırırız.
Tartışırken, kendimizi tanımaya çalışırken, bir ilişkiyi yürütürken ya da iş hayatında ilerlemek isterken yanlış sorulara odaklandığımızda aldığımız cevaplar da bizi yanlış yola çıkarır.
Örneğin........
