Algoritmaların büyüttüğü nesil
Çocuklar çok soru sorar. Çünkü dünya onlar için yeni ve anlaşılması gereken bir yerdir. Gördükleri, duydukları, yaşadıkları her şey onlar için bir bilinmezdir. “Bu ne?”, “Nasıl?”, “Neden?” gibi sorular aslında meraktan çok, öğrenme çabasıdır.
Çocuk soru sorarak dünyayı tanımaya çalışır. Dil gelişir, düşünme becerisi oluşur, sebep-sonuç ilişkisi kurmayı öğrenir.
Büyükler de soru sorar. Ama onlar soru sorarken aslında sadece konuşma başlatmaz. Çoğu zaman farkında olmadan çocuğun dünyasını çözmeye çalışır. “Bugün okulda ne yaptın?” gibi basit görünen bir soru bile aslında bir yoklamadır.
Çocuğun günü nasıl geçti, kimlerle vakit geçirdi, mutlu mu, sıkılmış mı... Bunların hepsi o kısa cevabın içinde saklıdır.
Bir de çoğu zaman hafife alınan sorular vardır. “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” ya da “Süper gücün olsa ne yapardın?” gibi. Bu sorular çocuğun hayal dünyasını açar ama iç dünyasını da ele verir. Korkularını, isteklerini, kendini nasıl görmek istediğini anlatır.
Ancak bir çocuğun “büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna........
