İsrail yüzde 10 istiyor
Bir haritaya bakın. Güney Lübnan... Litani Nehri...
Ve 10 kilometre kuzeyindeki Zehrani Nehri...
Bu iki hat arasında kalan bölge artık coğrafi bir alan değil. Fiilen çizilmiş bir askeri koridor.
Bugün 10 günlük ateşkes ilan edilmiş olabilir. Ama sahadaki hareketlilik, yıkılan köprüler, boşaltılan köyler bize şunu söylüyor... Bu bir duraklama... Bitmemiş bir operasyon.
Çünkü sahada yapılan şey çok açık. İnsanları kuzeye doğru itmek.
Mart ayındaki tahliye çağrılarıyla birlikte İsrail, sivilleri doğrudan Zehrani Nehri’nin kuzeyine çıkmaya zorladı.
Sadece birkaç hafta içinde 1.2 milyon kişi yerinden edildi.
İsrail’in Güney Lübnan’daki askeri doktrini 1978’deki Operation Litani ile başladı. Ama bugün daha ileri bir aşamadayız.
İsrail, Litani Nehri’nin güneyini resmen, kuzeyini ise fiilen kontrol etmek istiyor.
Çünkü Litani Nehri sıradan bir nehir değil. Lübnan topraklarının ’unu kapsayan bir havza. Ülke su kaynaklarının yaklaşık yüzde 30’unu taşıyan sistem. Tarım, elektrik (barajlar) ve içme suyunun omurgası.
Başka bir deyişle... Litani Nehri, Lübnan’ın can damarı...
Peki İsrail ne yaptı?
Önce Şii yerleşim yerlerini ardından köprüleri vurdu.
Litani üzerindeki köprülerin sistematik şekilde imha edilmesi, sadece Hizbullah’ın lojistiğini kesmeyi öngörmüyor. Bu, kuzey ile güneyi koparan bir strateji. Çünkü nehir bir sınır........
