Altın motor taktı
Ocak ayının son haftası... Ekranda iki sayı yanıp sönüyor... 5000 ve 110. Birincisi altının “psikolojik barajı”, ikincisi gümüşün “ben de buradayım” diye bağırdığı seviye...
26 Ocak 2026 sabahı bu baraj ilk kez aşıldı. Altın New York işlemlerinde 5000 doların üzerine çıktı, gün içinde 5100 dolar bandı da görüldü.
Bu sıçramanın hikayesi “tek bir sebep” değil; üç ayrı dalga aynı anda biniyor... Faiz indirimi beklentisi, jeopolitik risk, dolar ve kurumlara güven tartışması.
The Wall Street Journal’ın aktardığı çerçevede, ABD’de olası hükümet kapanması (31 Ocak’a giderken bütçe gerilimi), Kanada’ya yönelik tarife tehditleri ve genel riskten kaçış havası, altını günün manşetine taşıdı.
Birinci dalga faiz. Altını yukarı iten şey çoğu zaman alternatif getirinin düşmesidir. Uzun vadeli devlet tahvilleri, klasik portföylerde yıllarca “sigorta” işlevi gördü. Ama son dönemde borsa düşerken uzun tahvillerin de aynı anda değer kaybettiği örnekler yatırımcıyı şüpheye düşürdü. WSJ’de yer alan yorumlara göre, bazı yatırımcılar uzun vadeli tahvil yerine altını daha “kaza sigortası” gibi konumlamaya başladı.
İkinci dalga jeopolitik. Tarife savaşları, İran, Tayvan, Grönland, Rusya ile çatışma riskleri, yaptırımlar, piyasa düzeninin bozulduğu her başlık altını besler. Reuters’a göre fiyatın 5100 doların üzerine taşınmasında güvenli liman talebi ve jeopolitik gerilim vurgusu öne çıkıyor. Yatırımcı artık “kısa süreli panik” değil “uzun süreli korunma” satın alıyor.
Üçüncü dalga dolar ve güven meselesi. Doların değer saklama rolüne dair kırılganlık var. Merkez bankaları ellerindeki doları satıp altına dönüyor. ABD’de Başkan Trump, Merkez Bankası bağımsızlığının mezarını........
