menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye'nin Pasaport Yolculuğu: Hayallerden Gerçeklere

22 0
13.08.2026

Hikaye, milattan önce 450'lere, Pers İmparatoru Artakserkses'in maiyetindeki Nehemya'ya verdiği bir mektupla başlar. Nehemya, Filistin'e güvenle geçebilmek için kraldan bu belgeyi istemişti. Tarihte bilinen ilk "pasaport" budur. Osmanlı'da ise II. Mahmud 1808'de üç ayrı seyahat belgesi türü getirdi. Bugünkü anlamıyla pasaport, Fransız İhtilali sonrasında, 19. yüzyılda demiryollarının yaygınlaşmasıyla şekillendi.

Cumhuriyetten Darbeye

Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde (1923-1938) Türkiye, Lozan Antlaşması ve 1932'de Milletler Cemiyeti üyeliğiyle Batıya dönük bir açılım yaşadı ve Avrupa devletleriyle ikili seyahat anlaşmaları imzaladı. Ancak bugünkü Henley Endeksi gibi bir ölçüm sistemi o dönemde yoktu. ilk endeks ancak 2006'da ortaya çıktı. Cumhuriyet'in ilk Pasaport Kanunu (5682 sayılı) ancak 1950'de yürürlüğe girdi.

Özellikle Almanya'yla 1961'de imzalanan işgücü anlaşmasının ardından Türkiye, Avrupa'ya işçi gönderen bir ülkeydi. Avrupa Konseyi'nin 1957 sözleşmesi sayesinde Türk vatandaşları Birleşik Krallık, Almanya, Hollanda, Avusturya, Fransa ve Belçika'ya vizesiz girebiliyordu. Bu durum 12 Eylül 1980 darbesine kadar sürdü.

1980'de Gerçek Gerekçe

Almanya, 9 Temmuz 1980'de Türk vatandaşlarına vize başlatacağını bildirdi, karar 5 Ekim'de yürürlüğe girdi. Resmi gerekçe, o yılın ilk aylarında iltica başvurularındaki olağanüstü artıştı. Fransa da benzer bir karar aldı, gerekçe olarak da kaçak işçi hareketliliğini ve Türkiye'deki siyasi kargaşadan kaçanların kontrolsüz girişlerini önlemeyi gösterdi. Derken Belçika, Hollanda ve Lüksemburg da aynı yolu izledi.

Darbe sonrası Türkiye’den kaçan yüz binlerce kişinin sığınmacı olarak Avrupa’yı seçmesi, serbestinin geri gelmesini uzun süre engelledi. “Sütten dili yanan yoğurdu üfleyerek yer” misali bugün bile “Geri Kabul” vize serbestisinin en önemli koşullarından biri olarak önümüzde duruyor. Avrupa, geçmişte karşılaştığı göç dalgasının benzerini son on yıllardır Türkiye’nin yaşadığının farkında. Adeta Avrupa’ya geçişin son durağı........

© Sonsöz