1. Avrupa Savunması
AB'yi savunma entegrasyonunda kuşkusuz en önemli dönüm noktası Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik tam ölçekli işgali ve bununla beraber ve alakalı ikinci Trump yönetiminin, jeopolitik değişimleri altüst etmesi oldu.
Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana, büyük güçler tarafından avlanma riski hiç bu kadar büyük olmadığını söylemek mümkün. AB ülkelerinin birçok askeri istihbarat teşkilatı, Rusya'nın beş yıl içinde Avrupa'nın kendini savunmaya hazır olup olmadığını test edebileceği konusunda uyarıda bulunmaktalar. Buna paralel olarak, Trump yönetimi, ABD'nin karşılıklı savunma taahhüdünü sorgulayarak ve diğer NATO üyelerine saldırı olasılığını göz ardı etmeyerek, NATO'ya ne kadar zarar vermeye hazır olduğu konusunda şüpheler uyandırdı. Eğer yelpazenin her yerindeki Avrupa siyasi partileri bir konuda hemfikirse, o da vatandaşların endişelerini gidermenin yolunun sözden eyleme geçmek ve daha güçlü bir güvenlik duygusunu yeniden tesis eden bir gündem uygulamak olduğu. Avrupa'nın bugüne kadarki politika tepkisi, temel olarak savunmaya daha fazla para ayırmak ve ortak üretim ve tedariki artıracak araçlar geliştirmekten ibaretti.
Ancak, savunma sanayi entegrasyonu ilerledikçe, AB'nin operasyonel tarafındaki politika gelişmeleri durgunlaşıyor. Bu ayrışma, Avrupa Komisyonu ve Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası........
