menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÖZEL VE KILIÇDAROĞLU’NA…

6 0
03.06.2026

Önceki yazımda, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38.Olağan Kurultayının iptaline ilişkin kararı ve gösterilen şiddetsiz tepkilerle ilgili görüşlerimi paylaşmış, aslında hiçbir canlının şiddet görmediği bir Dünya için tüm insanların, her yerde ve her zaman birlikte ve dayanışma içinde olmaları gerektiğini yinelemiştim.

Önceki Genel Başkanlardan, sevgi ve dostluk dolu bir yürek taşıyan Murat Karayalçın’ın konuya ilişkin sözlerinden bir bölümünü sizlerle paylaşıyorum. Siz göremiyorsunuz, ancak altına imzamı da atıyorum.

“Karar hem yanlıştır, hem haksızdır. Partimizin iradesi, yargı kararları ile değiştirilemez. Genel Başkanımız Özgür Özel önderliğinde Partimizin iktidar yürüyüşü devam edecektir. Partimizin içine sokulan bu durumdan çıkışın tek yolu ivedilikle kurultaya gitmektir.”

Türkiye, Cumhuriyetin ve zaten ağır sorunlar içinde olan demokratik yapının sonlandırılması gibi çok tehlikeli bir süreci yaşıyor çok uzun yıllardır. Belki de Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren. Bu yıllar iyi algılanmalı ve belgelenmelidir.

Bir siyasetçi değil, bir gazeteci, toplum gönüllüsü olarak, Özgür Özel’in Genel Başkanlığındaki CHP’nin, çok büyük bölümünde iftiracılık, sahtecilik ve kumpasın olduğuna inandığım kuşatmaya karşın yürüttüğü şiddetsiz tepki ve yürekli savunma yöntemlerini, ülkem, cumhuriyet ve herkesin içinde yer alacağı demokrasi hedefinde korku, endişe ve şaşkınlık yaşamama karşın, hayranlıkla ve takdirle karşılıyorum. Çünkü, 80’li yaşları geride bırakmış her yaştaki gençlerden birisi olarak savunduğum şiddete şiddetsiz tepki yöntemleri ilk kez bir siyasal parti tarafından kullanılmaktadır. Üzüntü ve utanç içinde olsam bile bir anlamda gurur da duyuyorum.

Siyasette, yalanlar, hakaretler, tehditler, baskılar, kumpaslar, sahte belgeler veya sahte ifadeler olmamalı, yapılanlar, halkın beklentileri, yapılacaklar, olanaklar ve zorluklar, şiddet etkisi yapmayacak sözlerle anlatılmalıdır.

Bu anlamda, kamuoyu araştırmalarında 1. Parti niteliğini koruyan CHP’nin Genel Başkanı Özgür Özel’e veya bir başka partiye karşı çıkmak, onu yok etmeye çalışmak onu destekleyen halk kesimlerine karşı bir harekettir. Çoğunlukla hakarettir.

Bir örnek veriyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsü Ömer Çelik’in, “CHP’liler kendi yolsuzluk kollarına baksınlar. Cumhurbaşkanı kırmızı çizgimizdir” sözlerindeki ilk cümlesini, CHP üyelerine ve seçmenine hakaret olarak algılıyorum. Aynı zamanda AKPARTİ Genel Başkanı olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kırmızı çizgileri........

© Sonsöz