KÜLLÜK, ÇÖPLÜK, UTANMAK…
Dünya, sevgi, dostluk ve barış içinde, düşmanlıklardan, anlaşmazlıklardan kavgalardan, savaşlardan uzak durarak yaşanabilecek kadar doğal kaynaklara sahip bir gezegen.
Üretim, paylaşım ve tüketim dengesi kurulduğu, akıl ve vicdanla yönetildiği takdirde Dünya; insanı, hayvanı ve doğası ile şiddetten uzak, temiz bir çevrede, acı, kan, gözyaşı ve korkudan uzak durabilecek kadar güçlü nitelikler taşıyor.
Türkiye dahil, Dünya’nın her yöresinin büyük bir talihsizliği var. Çok zengin doğal kaynaklarla ve güçlü niteliklerle donatılmış Dünya’nın tek ve en büyük talihsizliği İNSAN.
Ancak, bu talihsizliği aşacak, zengin doğal kaynaklarını ve niteliklerini sevgi ve dostluk içinde kullanabilecek en büyük talihi de yine İNSAN.
Yalan, aldatma, tehdit, iftira, kumpas, sahtecilik, kirlilik, halkların sağladığı kaynakları kötüye kullanmak, dahası hiç utanmamak ülkelerin çoğunu sarmalamış durumda. Sorun insan, çözüm de insan.
“Dost Dili” köşesine uygun düşmese de böyle bir girişten sonra, “Bir Üniversite Hastanesi ve Ana Yurdum Türkiye “ başlıklı yazımı okumanızı önererek şöyle devam ediyorum.
Gerçekten utanma duygusunun giderek yok olduğu bir süreci yaşıyor insan soyu.
Kadına, çocuğa, hayvana ve doğaya yönelik insan şiddetine, başka ülkelere ağır silahlarla saldıran, bu saldırıları destekleyen veya sessiz kalan Dünya........
