İndirin O Tabelaları, Süpürün Şu Evi!
Geçen haftaki bir yazımda yazımda CHP seçmeninin artık sadece isimleri değil, sistemi sorguladığını ve partinin kendi içindeki çürümeyle yüzleşmesi gerektiğini anlatmıştım. Bugün o çürümenin en somut, en kibirli örneklerinden birini Ankara’nın tam kalbinden çekip çıkaralım.
Ankara’da yaşayanlar bilir; Kennedy Caddesi üzerinde bir Çağdaş Sanatlar Merkezi vardır. Burası sadece bir bina değil, kentin sanat belleği, sivil toplumun nefesi ve anonim bir mirastır. Ya da öyleydi. Ta ki Alper Taşdelen belediye başkanı olup, babası Doğan Taşdelen’in ismini bu merkezin tepesine bir aile mührü gibi basana kadar. Bu da yetmedi; Çayyolu’nun o devasa bulvarına yine aynı ismi nakşettiler.
Hatırlayın o günleri; sanatçılar ayağa kalkmıştı. "Burası kentin hafızasıdır, bir şahsın adı buraya verilemez, kurumsal kimliği yok etmeyin" diye haykırdılar. Ama o günkü belediye aklı kulaklarını tıkadı. Çünkü onlara göre Çankaya liyakatle yönetilecek bir ilçe değil, babadan oğula devredilen bir mirastı. Kamu gücünü kullanarak kendi soyadını kentin her köşesine kazımak hangi sosyal demokrat ahlaka, hangi etik değere sığar?
Şimdi yeni başkan Hüseyin Can Güner’e sormak lazım:........
