Altı Ok’tan Altı Delik: CHP’de Adaylık Sistemi Nasıl Çöktü?
Geçen yazıda şunu söyledim:
Bu yaşadığımız şey siyaset değil, organize bir ahlaki çöküştür.
Bugün oradan devam ediyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin ambleminde altı ok var.
Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik, devrimcilik.
Ben artık başka bir altılı görüyorum.
Ve bu hatalar yüzünden insanlar CHP’den seçilip, birkaç ay sonra gidip Adalet ve Kalkınma Partisi rozetini takabiliyor.
Yetmiyor, Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında hazır ola geçebiliyor.
Bu bir sistem sonucu.
Birinci kırılma noktası şurada başlıyor: adaylar artık değerle değil, ihtimalle seçiliyor.
CHP uzun süredir “kimi çıkarırsak kazanırız?” sorusunu, “kimi çıkarırsak bu partiye sadık kalır?” sorusunun önüne koydu.
Bu çok tehlikeli bir zihniyet.
Peki siyasi omurgası?
Bugün AK Parti’ye geçen belediye başkanlarına bakın. Hiçbiri ideolojik bir dönüşüm yaşamış gibi durmuyor. Düne kadar CHP’liydiler. Bugün AKP’liler. Yarın ne olacakları belli değil.
Çünkü bunlar baştan CHP’li değildi.
CHP sadece onları “kazanırız” diye aldı.
İlk delik burada açıldı.
İkinci büyük hata: adayların geçmişi adam gibi araştırılmıyor.
Bak bunu özellikle yazıyorum.
Bir partinin adayını belirlerken yaptığı şey şudur:
Mali geçmişine bakarsın.
İş ortaklıklarına bakarsın.
Yerel ilişkilerine bakarsın.
Kiminle........
