VERGİ; İNSANLIĞIN EN ESKİ SORUNU (1)
Vergiden yakınılmayan hiçbir ülke yoktur sanırım. Vergiler; çeşitliliği, yüksekliği, haksızlığı, dengesizliği, adaletsizliği, saçmalığı ve daha pek çok yönü vurgulanarak, günümüzde olduğu gibi tarih boyunca eleştirilmiş, pek çok halk isyanının nedeni olmuştur.
Vergileri hep iktidarlar savunur, muhalifler eleştirir ama iktidarlar değişse de insanların yakındığı vergiler genellikle sürer gider.
Bütün bunlara karşın hiçbir yerde, hiç kimse vergilerin tümüyle kalkmasını önermez, vergisiz bir toplum olabileceği düşünülmez. Hemen herkes vergiyi içine sindirmiş, “bir yurttaşlık yükümlülüğü” olduğunu kabullenmiştir.
Vergi nedir? Nasıl doğdu, nasıl gelişti?
Konuyla ilgili iktisat kitaplarında verginin kısaca, “devletlerin kamu hizmeti sunmak için halktan topladığı para” olduğu yazar, insanlara da böyle anlatılır. Oysa bu tür söylemler vergiyi tanımlamaz, toplanma gerekçesini açıklar.
Verginin gerçek anlamını algılayabilmek için devletlerin de olmadığı on binlerce yıl öncesine giderek ilk türeyişine ve bugünkü niteliğini nasıl kazandığına bakmak gerekir. O dönemde, insanların yaptığı o ilk ödemelerin aslında ne olduğunu bulursak günümüzdeki vergilerin gerçek anlamına yaklaşabiliriz.
Öyleyse, insanlığın çok eski geçmişi hakkında “tarih diye anlatılan masalları” ve çeşitli yayınlardaki vergiye ilişkin iktisadi kuramları şimdilik bir yana koyup somut bulgulara dayanarak, antropolojik, sosyolojik ve psikolojik değerlendirmeler ışığında, öncelikle o dönemlerdeki insanları anlamaya çalışalım.
Verginin türeyişi: İnsanın “güç” karşısındaki acizliği ve kendi yarattığı güç sahiplerinden korkusu
On binlerce yıl önce insan, hayatta kalmak için temel gereksinimi olan yiyeceklerini avcılık ve toplayıcılıkla sağlıyor, bulduklarıyla yetinip karnını doyuruyor, kendi soyu dışında hiçbir şey üretmeden, doğanın yalın bileşenlerinden biri olarak yaşıyordu. Parçası olduğu doğayla didişmiyor, kendisini ondan ayrı görmüyor, doğal döngülerle uyumlu biçimde varlığını sürdürüyordu.
O süreçte, ilk kez yerleşik yaşama geçip yiyeceklerini kendisi üretmeye giriştiğinde her şey değişmeye başladı. İnsan, bileşenlerinden biri olarak kendi halinde yaşarken farkında olmadığı “doğal bütünlüğe........
