KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI AZALDIKÇA…?
Yazının bulunuşundan matbaanın 15. Yüzyıldaki icadına değin geçen binlerce yıl, okur yazarlık seçkinler arasındaki sınırlı sayıda insanın ayrıcalığıydı. Sözlü kültürle yaşayan toplumlar, her türlü bilgiyi onların “süzgeçten geçirip” anlattığı kadarıyla öğreniyordu.
Orta Çağ’ın sonunu getiren iktisadi, toplumsal ve bilimsel gelişmelerin en önemlilerinden birisi olan matbaanın bulunuşu ve kısa sürede Avrupa’da yaygınlaşması sonucunda okuryazarlık arttı. Okuma yazmayı öğrenen insanlar, zaman içinde kitap okuma alışkanlığı gibi çok değerli bir özellik kazandı ve bilgi, seçkinlerin tekelinde kalmaktan çıktı.
Okuma alışkanlığı insanlarda, toplumdaki farklılıkların nedenlerini algılama, sınıf bilinci kazanma, egemenlerin egemenliklerini sorgulama, başkalarının varlığını kabullenme, özgün düşünce üretme ve uzun erimli planlar yapmanın vb. yolunu açarak Aydınlanma Çağı’nı başlattı. O döneme değin, dünyayı akılcılıktan, bilimden, bilimsel bilgiden, analitik düşünceden uzak, salt inanç ve dogmalarla algılayan insanlardan oluşan toplumlar, bu çağda “kör karanlıktan” kurtuldu. Felsefi düşünceler çeşitlendi, pozitif bilimlerdeki gelişmeler, yeni arayışlar, buluşlar hızlandı.
Liberal demokrasi, sosyalizm, sekülerlik, laiklik, devrim, insan hak ve özgürlükleri vb. kavramlar, yeni düşünceler bu aydınlanmanın ürünleri olarak ortaya çıktı.
Son 600 yıllık dünya tarihi, okuma alışkanlığının yaygınlaşmasıyla yaşamı aydınlanıp renklenen toplumların aynı aydınlanmayı yaşamayan toplumlardan nasıl farklılaştığını gösteren örneklerle doludur.
Ancak, 15. Yüzyıldaki teknolojik bir buluşun büyük katkısıyla yaygınlaşan ve yüz yıllar içinde derinleşerek kültür bileşenine dönüşen okuma alışkanlığı, 20. Yüzyıldaki bir başka teknolojik buluş sonucunda, okunan metinlerin türü ve derinliğinin değişmesiyle günümüzde başka bir nitelik kazanmakta gibi görünüyor.
20. Yüzyılın son çeyreğinde geliştirilen bilişim alanının donanım ve yazılım ürünleri, aslında, “Yeni Dünya Düzeni” adı verilen, uluslararası mali sermayenin küresel bütünleşmesine kolaylık sağlama amacıyla üretilmelerine karşın, herkesçe Johannes Gutenberg’in matbaasından bu yana, insanlığın dönüşümüne yol açacak ikinci en büyük teknolojik sıçrama olarak görülmüştü.
Bu gelişmenin iletişimde sağlayacağı kolaylıklar sayesinde;
· Elde edilen ham veri kolayca anlamlı bilgilere dönüştürülebilecek.
· İhtiyaç duyulan her........
