menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TAPULU HAYALLER, KİRALIK HAYATLAR

12 0
14.09.2026

Dört duvar mı, bir tapu mu, kira sözleşmesi mi, yoksa insanın akşam kapısını kapattığında dışarıdaki bütün korkuları bir anlığına geride bırakabildiği yer mi? Belki de önce bunu sormak gerekiyor. Çünkü İstanbul’da artık mesele yalnızca ev bulmak değil; insanın kendi hayatına sığabileceği, yarınından endişe etmeyeceği bir yuva kurabilmesidir. TOKİ 15 bin kiralık konut, ilk etapta 1.071 teslim ve 10.000 TL’den başlayan kiralar, kira çıkmazında sıkışıp kalanlar için uzatılmış bir el gibi görünebilir. Daralan bütçelerin ve yükselen kiraların olduğu bir dönemde sosyal konut politikalarının önemi tartışılmaz; ancak insan bazen bir rakamın arkasına bakmak zorundadır çünkü rakamlar tek başına hayatı anlatmaz. 10.000 TL kağıt üzerinde bir rakamdır ama bir emeklinin mutfağında bir aylık huzurun, bir annenin bütçesinde çocuğunun okul masrafının, bir asgari ücretlinin cebinde ise ayın ortasında biten paranın ta kendisidir. İnsanlar yalnızca konut istemiyor; çocuklarının yarınını bugünün kirasına kurban etmeyecekleri bir hayat, bir güven ve huzur arıyorlar. Eskiden İstanbul’un mahallelerinde hayat başkalarından haberdar olmanın, aynı sokakta komşuluk etmenin ötesinde bir dayanışma ağıydı. Sabah fırından çıkan ekmeğin kokusu, mahalle bakkalının defteri, esnafın "emanet çocuk" bırakılan dükkanı o şehrin görünmez çimentosuydu. "Ev alma, komşu al" sözü boşuna söylenmemişti; çünkü ev yalnızca tuğla ve harçtan ibaret bir yığın değil, insanın ait hissettiği mahalle, çocuğun gittiği okul, hastaneye ve işe ulaşabildiği bir hayat zeminiydi. Aristoteles’in yüzyıllar önce vurguladığı gibi, "İnsan doğası gereği bir toplumsal hayvandır" ve kent, yalnızca barınmak için değil, "iyi yaşamak" için var olmalıdır. Bugün ise o eski mahalle kültürü yerini anonim sitelere, kapısı açılmayan kilitli sokaklara ve yabancılaşmaya bıraktı. Milyonlarca insan bırakın ev almayı, ev seçemez halde sadece kirayı karşılayabilecekleri geçici sığınaklar arıyor. İstanbul gibi kültürün, istihdamın ve ekonominin merkezinde doğmuş, bu şehrin tozunu yutmuş, vergisini vermiş bir insanın........

© Sonsöz