menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İKİ KAPTAN, TEK GEMİ: ROTA KİMİN ?

5 0
sunday

Bazen bir ülkenin en büyük krizi ekonomi olmaz… Ne açlık… Ne enflasyon… Ne de ekranlarda saatlerce tartışılan rakamlar…

Bir ülkenin asıl çöküşü, insanların adalete olan inancını kaybettiği gün başlar. Çünkü hukuk çökerse yalnız mahkemeler susmaz; vicdan susar, umut susar, gelecek susar.

Bugün yaşanan tartışmaların merkezinde sadece bir kurultay, sadece bir dava ya da sadece bir siyasi parti yok. Bugün konuşulan şey; iradenin gerçekten kime ait olduğu, meşruiyetin nerede başlayıp nerede bittiği ve siyasetin ne zaman halktan kopup bir güç savaşına dönüştüğüdür.

Belki teknik bir hukuk kavramı gibi duruyor. Ama bazen tek bir kavram, koskoca bir ülkenin ruh halini anlatır. Kamu düzenine aykırıysa… Genel ahlakı yaralıyorsa… Kanunun emredici hükümlerini çiğniyorsa… Bir işlem hiç yapılmamış sayılır. İşte toplum da bazen böyle hisseder. Sanki yıllardır yaşananlar hiç yaşanmamış gibi… Sanki verilen sözler daha kurulurken hükümsüzmüş gibi… Sanki insanlar sandığa umut değil, mecburiyet bırakıyormuş gibi…

Çünkü şeklen demokrasi yetmez. Şeklen seçim yetmez. Şeklen birlik görüntüsü yetmez. Ruhunda güven yoksa, en büyük bina bile çatlak temel üstüne kurulmuştur. Bugün insanların canını yakan şey yalnızca bir partinin iç krizi değil. Asıl acı veren şey; yıllarca değişim diye beklenen yapının kendi içinde geçmişin hesaplaşmalarına gömülmesidir. Bir zamanlar aynı masada oturanların bugün birbirini mahkeme koridorlarında tasfiye etmeye çalışması…

Dünün “yol arkadaşı”nın bugünün “tehlikesi” ilan edilmesi…

Andaki hırslar uğruna koca bir hafızanın sıfırlanmaya çalışılması ve herkesin birbirine hukuk, ahlak, demokrasi anlatırken toplumun giderek daha büyük bir güvensizliğe sürüklenmesi…

İnsanların........

© Sonsöz