menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Perişan Halk ve İktidarın Aynası

19 0
04.07.2026

Bir sanatçının sahnesi, çoğu zaman toplumun en çıplak aynasıdır. O aynaya bakan iktidarlar, aslında sanatçıyı değil, kendi dönemlerinin izlerini görürler. Halkın yüzündeki yorgunluğu, gözlerindeki umutsuzluğu, sessizce biriken öfkeyi... İşte tam da bu yüzden sanat, yalnızca alkışlanan bir gösteri değil; aynı zamanda gerçeğin en cesur tanığıdır. İktidarlar yol yapar, köprü kurar, hastane açar. Bunlar elbette önemlidir. Fakat siyasal iktidarlar yalnızca betonla ayakta kalmaz; toplumun gönlünde de bir meşruiyet inşa etmek zorundadır. Bu nedenle sanatı, edebiyatı, sinemayı, müziği ve kültürü önemserler. Çünkü sanat, insanların kalbine ulaşan en kısa yoldur. Ancak sanatın bir özelliği vardır: O, sadece güzeli anlatmaz. Acıyı da anlatır. Yoksulluğu, adaletsizliği, umutsuzluğu ve görünmeyen yaraları da görünür kılar. Toplumun içinde bir huzursuzluk filizlenmeye başladığında, bunun ilk yankısı çoğu zaman sanatçının sözüne, fırçasına, sahnesine yansır. İşte bu nedenle sanatçı, yalnızca alkışlanan değil; gerektiğinde susturulmak istenen kişidir. Geçtiğimiz günlerde stand-up sanatçısı Deniz Göktaş’ ın sahnede kurduğu tek bir cümle, uzun raporların anlatamadığını anlattı. “Halkı görmüyorsunuz.” eleştirisine verdiği cevap çok yalındı: “Elini göz hizasına ve yaklaştırarak, Halkı aha bu mesafeden görüyorum... Halk perişan.” Bu, sıradan bir espri değildi. Salondan yükselen kahkahanın içinde derin bir hüzün vardı.........

© Sonsöz