ESARETE KARŞI DİRENİŞİN SEMBOLÜ “TYKE”
Merhaba sevgili okurlar, direniş yalnızca insanoğlunun gerçekleştirdiği bir mücadele midir sizce? Bu yazı, soruya “hayır” demek ve kahraman fil Tyke’ın acı dolu hüzünlü ama çok cesur hikayesini okuyucu ile buluşturmak için.
Tyke, henüz yavruyken annesinden kopartılarak esir edilen dişi bir Afrika filiydi. 20 küsur yıl hapis tutulması karşılığında özgürlüğünün bedelini 30 dakika kadar özgürce koşarak silahlarla vurularak öldürülmek suretiyle ödedi cesur Tyke.
Sirkler eğlence yeri değil. Acı, zulüm, sömürü ve ıstırap yeri. Hayvanların bizler kadar acı çektiğini anlayamayacak bir zekada mıyız bugün hala? Hayvanlar müthiş acılar çekiyorlar. Tyke, bir bireydi. Bir Afrika fili bireyi idi. Özgürlüğüne çok düşkündü. Dayanamıyordu çektiği acılara, kamçılara, kancalar, sopalar, kırbaçlara. Canı yandığı kadar ruhu da acıyordu. Dövülüyordu, türlü şiddetlere maruz kalıyor, hapsediliyordu. Özgürce savanalarda koşması gerekirken onun o güzel minik ruhu daracık betonlardaki demir parmaklıkların soğukluğunu ve acısını emiyordu. Defalarca kaçmaya çalıştı ama insanoğlunun kötülüğü karşısında aciz kaldı, başaramadı. Yapmadığı her hareket karşısında dayak yiyordu zavallı Tyke. İnsanın korkunç bir canlı olduğunu görüyor, her gün yaşıyordu. Gözyaşları akıyordu geceleri o pis beton hapiste. Ama kimse onun acısını görmeyi seçmiyordu. Böylece o kötü insanların masum Tyke’ın o özgür ruhunu da ele........
