FİKRİMİN İNCE GÜLÜ
Bazı şarkılar vardır; sadece dinlenmez, yaşanır.
*"Fikrimin İnce Gülü" de onlardan biridir.
Yıllardır müzik programları yapıyorum. Her defasında aynı manzarayla karşılaşıyorum.
Salonda yaşı doksanı aşmış bir büyüğümüz de oluyor, gençler de, orta yaşlılar da, hatta çocuklar da... Şarkının ilk notaları duyulduğu anda yüzlerde aynı ifade beliriyor. Kimi sessizce gülümsüyor, kimi uzaklara dalıyor, kimi fark ettirmeden gözlerini siliyor.
İşte o an kendi kendime hep aynı soruyu soruyorum: Bir şarkı, insanları yaşına, cinsiyetine, hayat görüşüne bakmadan nasıl olur da aynı duyguda buluşturabilir?
Belki de bunun cevabı, "Fikrimin İnce Gülü"şarkısı sadece kulağa değil, doğrudan kalbe seslenmesindedir.
İlk notası duyulduğu anda zaman yavaşlar. Sanki eski bir evin penceresi usulca açılır; içeriye yasemin kokulu bir yaz akşamı, uzaklardan gelen bir ud sesi ve çoktan unuttuğumuzu sandığımız hatıralar doluverir.
Bir anda çocukluğumuz, gençliğimiz, ilk heyecanlarımız ya dayarım kalmış sevdalarımız usulca yanı başımıza oturur.
Bu şarkıyı her dinlediğimde aynı duyguyu yaşarım. Sanki kalbimizde yıllardır kilitli duran bir........
