menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

LÜKS İFTAR SOFRALARI DEĞİL, GÖNÜL SOFRALARI ÖNMELİDİR

13 0
06.03.2026

Ramazan ayı, paylaşmanın, dayanışmanın ve bereketin en güçlü şekilde hissedildiği zaman dilimlerinden biridir.

Yüzyıllardır iftar sofraları, sadece açlığı gidermek için kurulan masalar değil; aynı zamanda insanların bir araya geldiği, gönüllerin buluştuğu manevi buluşma noktaları olarak görülür.

Ancak son yıllarda özellikle sosyal medyada paylaşılan görkemli iftar sofraları, kamuoyunda yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi: İftar sofraları bir gelenek mi, yoksa giderek bir gösteriye mi dönüşüyor?

Bu tartışmayı yeniden alevlendiren gelişmelerden biri de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde verilen iftar daveti oldu.

Siyasi kulislerde konuşulan konuların yanı sıra kamuoyunun dikkatini çeken asıl mesele, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı iftar programında sunulan menüydü. Milletvekilleri ve konuklar için hazırlanan iftar sofrasının içeriği sosyal medyada kısa sürede gündem oldu ve birçok kişi tarafından “Yok artık” yorumlarıyla eleştirildi.

Söz konusu menüde oldukça zengin ve çeşitli yemekler yer aldı. İftar, lebniye çorbasıyla başladı. Ardından geleneksel iftar tabağında bal, kaymak, hurma, gün kurusu, badem, ceviz, beyaz peynir, eski kaşar, pastırma, domates, salatalık, mevsim yeşillikleri, çiğ köfte ile siyah ve........

© Sonsöz