menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ulusal egemenlik, piyasalara açılma ve demokrasi

20 0
16.06.2026

Ülkemizde hukuk ve siyaset dünyasında yaşanan alt-üst oluşlar, seçilmiş CHP başkan ve yöneticilerine karşı bir süredir tasarlanıp, partideki eski genel başkan ve yanında yer alan kısıtlı sayıda parti üyelerinin -hatta ihraç edilmiş olanlar da dahil- işbirliği yapmasıyla adım adım uygulamaya konulan senaryo uygulanıyor. Komplo kuramına uygun gözüken, siyasi kurgu roman veya film senaryosu olabilecek süreç devam etmekte… Gerçi bu tür gelişmeler tanıdık geliyor, daha önce de Avrupa’da ve diğer coğrafyalarda gerçekleşti, arşivleri karıştırmak, hatta çok yakın tarihlere geri dönerek bellekleri tazelemek yeterli olacaktır.

Dünya sahnesinde ise yeni kurgular, güç mücadelesi ve gelişmeler kaydedilmekte. Bu konuda Revue d’Economie Financiere (sayı 141, 30.04.2026) “jeopolitik dönüşümler, ekonomik ve finansal parçalanmalar” ana başlığı altında konuyu ele alıyor. Bu konuda temel sorunsalın ulusal egemenlik, uluslararası piyasalara entegrasyon ve demokrasi arasındaki sürtüşme olarak tanımlanması gerçekçi gözükmektedir. Bu bağlamda özellikle Çin (Halk Cumhuriyeti), ABD ve AB ağırlıklı olmak üzere Avrupa ele alınmaktadır. Dergideki yaklaşıma göre Şi Jinping ticari ve ekonomik gücü demokrasiye tercih etmekte ve hegemonik güç olarak hareket etmektedir. Donald Trump yönetimi ABD’nin egemen konumunu sürekli canlı tutarak “önce ABD” (America first) siyasi sloganıyla birlikte korumacı politikaları önplana çıkarmaktadır. Dergide bir benzetmeyle etobur bir dünyada Avrupa’nın otobur kaldığını, demokrasi, hukuk devleti ve serbest ticareti savunduğu belirtilmektedir. Şimdilik daha önce birçok kez konu ettiğim Çin ve ABD ekonomileri ve stratejileri ile hegemonya mücadelesine ilerleyen tarihlerde geri dönmek üzere Avrupa’da, özellikle de Britanya, Almanya ve Fransa’ya ilişkin kısa anımsatmaların anlamlı olacağını düşünüyorum.

Yukarıda adını verdiğim dergide etobur bir dünyada Avrupa’nın otobur veya otçul kaldığı, demokrasiyi, hukuk devletini ve serbest ticareti savunduğu ileri sürülmektedir. Geçmişi bir kenara bıraksak da Avrupa’daki belli başlı ülkelerdeki siyasi yönetimlerin Gazze, Filistin başta olmak üzere demokrasi........

© soL