Yine Boğaziçi Üniversitesi!
Bilindiği gibi Boğaziçi Üniversitesi (BÜ), beş yıldır kayyım rektörler tarafından yönetiliyor. Bir kuruma atanan kişi alışılmadık bir yöntemle atandığında, o (istenmeyen) kişiye kayyım sıfatı takılıyor. BÜ’ye Melih Bulu rektör olarak atandığında, öğrenciler de, akademisyenler de, bu rektöre kayyım demişlerdi. M. Bulu iktidarın beklentilerini yerine getiremeyince yerine atanan Naci İnci’ye de, haklı olarak kayyım rektör denmeye başlandı.
Ancak BÜ’de kayyımlık rektörle sınırlı kalmadı. Kayyım rektörler, akademik süreçlerle ilgili olan BÜ geleneklerini de YÖK yönetmeliğini de hiçe sayarak, bölümlerin istemediği kişileri paraşütle akademisyen olarak atadılar ve bu tür atamalar devam ediyor. Bu nedenle BÜ’de, kayyım rektörlerin atadığı akademisyenler de, birer kayyım akademisyen oluyor. BÜ’de 1994’ten beri akademik birimlerin yöneticileri seçimle belirlenmişken, seçilmiş kişiler keyfi olarak görevden alınırken, beş yıldır bölüm başkanı ve dekan gibi akademik birim başkanları da paraşütle atanıyor. İlgili birimlerin istemediği bu kişiler de kayyım bölüm başkanı ve kayyım dekan oluyor. Dolayısıyla BÜ akademisyenleri, ilgili birimlerin onayıyla başlatılan akademik ve yasal süreçler sonunda atanan "meşru akademisyenler" ile meşruluğu sorgulanan "kayyım akademisyenler" olarak karpuz gibi iki parçaya bölünmüş oluyor.
Ne yazık ki olay bu sıfatlara göre bölünmeyle de sınırlı kalmıyor. Meşru akademisyenlerle ülkenin en başarılı öğrencileri arasından gelen BÜ öğrencileri, beş yıldır özgür ve özerk üniversite isteğiyle, laik ve bilimsel anlayışa, BÜ’ye ve akademik gelenekleriyle ilgili değerlere sahip çıkmaya çalışıyorlar. Bu nedenle kayyım yönetimin yasal mevzuatla ve BÜ’nün gelenekleriyle bağdaşmayan karar ve uygulamalarına karşı çıkıyorlar. Öte yandan kayyım akademisyenler ise "her türlü ahval ve şerait içinde dahi" kayyım yönetime destek veriyor.
Bu arada meşru akademisyenler, kayyım yönetimin baskıcı ve akademik yükselmelerini engelleyici tutumu nedeniyle ya da emeklilik nedeniyle kurumdan ayrılmak zorunda kalıyor. Meşru akademisyen sayısı azalırken, kayyım akademisyenlerin sayısı giderek artıyor.
BÜ’nün kayyım rektörü Naci İnci’nin 5 yıllık uygulamalarına bakıldığında, rüyasında gördüğü ve BÜ aleyhine olabilecek her şeyi uygulamaya kalktığı anlaşılıyor. Kayyım rektörün son kararı, BÜ’nün ana yerleşkesinde -BÜ’nün ilk kurulduğu yerde- yıllardır var olan öğrenci kulüplerine ait odaları boşaltıp uzaklara bir yere........
