Temmuz: Yerli karpuz ve Kıbrıs mevsimi
Ankara’daki NATO Zirvesi bitti. Zirvenin Türkiye ve bölge halkları bakımından somutlaştırdığı derin sorunları görmezden gelenler hediye tabanca, zirve yemeğinde sunulan mezeler, tatlılar ve yemekte içki servisi yapılıp yapılmadığı üzerinde tepinmeyi sürdürürken tam da istedikleri gibi gündemi değiştirme fırsatı yaratan bir gelişme yaşandı.
Oraya geçmeden şu tabanca konusuna bir değinelim. Tabanca hediyesi çok ayıplandı. Eleştiriler NATO zirvesi vesilesiyle ülkemizi ziyaret etme inceliğini gösteren “zarif, barışçıl ve medeni” Batılı liderlerin bu hediye yüzünden ne kadar zor durumda kaldığına, ülkelerindeki “gelişkin” mevzuat nedeniyle silahı bırakmak veya kullanılamaz hale getirmek mecburiyetinde kaldıklarına odaklandı ve kaçınılmaz olarak “bu Akepe yine bizi ecnebilere rezil etti” makamından terennüm edildi.
Aynı çevrelerin büyük çoğunluğu, NATO Zirvesi’nin açılışının milyarlarca dolarlık silah pazarlığının yapıldığı bir forumla açılmasına, üye ülkelerin sadece 2026 yılı için 1,8 trilyon ABD doları tutarında silahlanma harcaması yapılacağını duyurmalarına, zirve bildirisinin Rusya ve İran’a karşı içerdiği savaş tehditlerine benzer tepkiler verdi mi? Belki de ben atlamış olabilirim ama rastlamadım.
Bunu bir kenara not edip asıl konumuza geri dönelim. Malum aylardan Temmuz. Memleketimizde Haziran ayı kiraz ve şeftali, Temmuz ayı yerli karpuz ve Kıbrıs mevsimidir.
Avrupa Parlamentosu, tam da Kıbrıs’ta yeni bir müzakere masası kurulurken bir karar kabul etti. AP Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (FEMM) Komitesi tarafından parlamento gündemine getirilen ve AP’nin Yunanlı üyesi Eleonora Meleti'nin imzasını taşıyan metinde, Kıbrıs'ta 1974'te Rum kadın ve kız çocuklarına cinsel şiddet uygulandığı iddialarına yer veriliyor ve Türkiye, "uluslararası hukuku ihlal etmekle" suçlanıyor.
Kararda ayrıca askeri operasyonlar ve sonrasındaki süreçte kadın ve çocukların yaşadığı hak ihlallerine vurgu yapılıyor, Türkiye'nin uluslararası hukuk kapsamında mağdurlara tazminat ödemesi ve onların haklarını gözetmesi yükümlülüğü olduğu savunuluyor.
AP'de 575 lehte, 33 aleyhte ve 43 çekimser oyla kabul edilen kararda, TSK'nın adadan derhal ve tamamen çekilmesi talep ediliyor. Kararda, Türkiye'nin Kıbrıs'ın kuzeyindeki askeri varlığı "hukuka aykırı" olarak nitelendiriliyor ve bunun AB-Türkiye ilişkileri için engel oluşturduğu vurgulanıyor.
Kararın içeriğine girmeden önce akılda tutulması gereken temel bilgileri sıralayalım.
Avrupa Parlamentosu Avrupa Birliği’nin parlamenter kanadını oluşturur. 1951’de kurulmuş, zaman içinde hem fiziken hem de yetki anlamında genişlemiştir. Kâğıt üzerinde AB üyesi ülke halklarının doğrudan seçtiği üyelerden oluşur. Pratikte ise nadir istisnaların dışında Avrupa siyasi partilerin içerde ortalıkta........
