menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sermaye düzeni, Akepe rejimi ve şalter sorunsalı

30 0
25.05.2026

Dünyaya hâkim olan düzenin adı bu: Sermaye düzeni. Ülkenin koşullarına göre geniş bir uygulama yelpazesine sahip. Türkiye’de hep vardı. Gelişti, semirdi, dönüştü, gelip Akepe rejimi diye adlandırdığımız yapıya ulaştı. İktidar da, devlet de, muhalefet de bir partiye ait olacak.

Cumhuriyet Halk Partisi her zaman sermaye düzeninin partisi oldu. Düzenin selameti için kimi zaman devletçilik de yaptı, solculuk da. Bülent Ecevit bunu zamanında “Komünizmi engellemek için solculuk yapmak zorundaydık” mealinde sözlerle ifade etmişti. Büyük ölçüde başarılı olduğunu da söyleyebiliriz. Ülkenin büyük bir bölümünü solcu olduğuna inandırdığı gibi, kimi samimi sosyalistleri bile ikna ettiği vaki.

CHP’nin bu “solculuğu” Türkiye gericiliğine de alan açtı. Bütün CHP’liler komünist ilan edildi. 1970’ler gerçekte komünizmle mücadele eden CHP’nin il ve ilçe binaları önünde toplanan yarım akıllılara "Komünistler Moskova’ya" diye sloganlar attırılıyordu. CHP’li nice yönetici ve parti üyesi komünist diye hedef gösterildikleri için CIA beslemesi faşistlerin kurşunlarıyla öldürüldüler, yaralandılar, dövüldüler, sürüldüler.

Bugün Anadolu’nun belirli yerlerinde hâlâ sırf CHP’li oldukları için komünist diye anılanlar bulunduğu gibi, yine CHP’li olduğu için kendisini biraz da gururla “komünist” olarak tanıtanlara rastlarsınız.

CHP’yle solun ilişkisi bugün gelinen noktada basit bir kandırma/kanma/kandırılma hikayesi veya bir tür psikolojik hareketin sonucu olarak anlatılamayacak kadar karmaşık denilebilir. En azından geniş kitleler için bu böyledir.

Ne diyorduk? CHP sermaye düzeninin partisidir. Akepe rejiminin son operasyonu CHP’yi düzen partisi olmanın yanında rejimin de partisi haline getirmeye yöneliktir. Buna karşı şimdilik belirli bir direniş olduğu görülüyor. Yalnız bu direnişin partinin tabanı ve seçmeninin görmek istediği ve zorunlu olduğunu hissettiği şiddete/radikalliğe yaklaşmadığını görebiliyoruz.

CHP’nin profesyonelleri açısından düzenin partisi olmanın bir adım ötesine geçip rejimin de muhalefet partisi olma seçeneği bir noktadan sonra kaçınılmaz hale gelir. Bunda da garipsenecek bir şey yoktur zira rejim nasıl düzenin bir türevi ya da ürünü ise rejimin muhalefeti olmak da düzen partisi olmanın olası sonuçlarından biridir.

Siyaseti bir meslek olarak icra edenler doğal olarak işsiz kalmak istemezler, bir kapı kapandığında başka bir kapı arayışına girerler. Bu yüzden de tabanlarındaki göreli radikallik tepeye yansımaz. Esasen daha önce örneklerini birçok kez gördüğümüz gibi tabanın geniş bir kesimini “köprüden önce son çıkış”, “ilk seçimde iktidarız” gibi sloganlarla........

© soL