menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşların birleşmesi

16 0
27.07.2026

İlk kez Fransa’da karşılaştığım bir kavramdır “La convergeance des luttes”. Mücadelelerin birleşmesi, örtüşmesi, kesişimi ya da  aynı yöne doğru bir araya gelmesi olarak çevrilebilir. Örneğin geniş çaplı bir işçi eylemi sırasında, üniversite öğrencilerinin de kapsamlı bir boykota girişmesi, aynı anda sağlık çalışanlarının da iş bırakması gibi. Burada birleşmeden, kesişmeden söz edebilmemiz için bu eylemlerin aynı zaman dilimine denk gelmesi ve aynı amaca hizmet etmesi gerekir. Mücadelelerin birleşmesi devrimciler için olumlu ve hep umulan bir gelişmedir.

Savaşların birleşmesi ise felaket getirebilir. Hele ki, ateşin kollarının kavuştuğu yer burnumuzun dibindeyse durum daha da kaygı verici hale gelir.

NATO’nun Ukrayna üzerinden Rusya’ya karşı açtığı savaş 2014 yılında dışarıdan bakıldığında “düşük yoğunlukta”  başlamıştı. Bu tabii küresel bir ölçekten bakıldığında geçerli bir önerme. Lugansk’daki okul çocuklarına ve anne-babalarına sorarsanız alacağınız yanıtlar farklı olur. Savaşın küresel ölçeğe taşınması ise Rusya’nın Ukrayna’ya saldırdığı 24 Şubat 2022’ye tarihlenebilir. Dört buçuk yılı neredeyse geride bırakıyoruz iki haftada biter sanılan savaşta.

Savaştaki gelişmeleri, iniş çıkışları sıralayacak değilim. Şu an bulunduğumuz duruma bir göz atmak yeterli. Bir yanda üç kilometre ileri beş kilometre geri ritminde gerçekleşen bir cephe savaşı var. Diğer yanda ise gelişkin silahlarla icra edilen ve artık iki ülkenin de içlerinin vurulduğu hava bombardımanları ve saldırılar. Buna bir de artık Karadeniz’de şekillenen üçüncü cepheyi ekleyebiliriz.

NATO cephesinin hava seçeneği ve Karadeniz’e ağırlık vermesinin sebebini anlamak zor değil. Cephe savaşında durumu değiştirebilmek için askere ihtiyaç var. NATO’nun ve Ukrayna’nın en zorlandıkları nokta burası. Ukrayna’da insan kalmadı. Savaştan uzak kalmak isteyen Ukraynalılara ilk dönemde “kucak açan” medeni Avrupa şimdi onları ülkelerine gönderip cepheye sürmenin yollarını arıyor. Ukraynalıları teker teker öldürtmek pahasına Rusya’yı zayıflatmak isteyen NATO üyeleri bakımından ise kendi askerlerini göndermenin politik ve toplumsal maliyeti çok yüksek.

Hava bombardımanlarının Rusya içlerine doğru yayılması aynı zamanda psikolojik hedeflere yönelik. Rusya halkının savaştan doğrudan zarar görmesi ve bıktırılması ile Kremlin’in uzak batı sınırlarında gerçekleyen sınırlı bir askeri operasyon söyleminin gerçek olmadığının hatırlatılması. Psikolojik savaşın ne kadar başarılı olduğunu ölçecek veri yok elimizde ancak bu saldırıların ağır ekonomik kayıplara ve Rusya halkının günlük yaşamında aksamalara yol açtığı kesin.

Savaşın Karadeniz’e yayılmasının da Rusya’nın deniz ticaretini ve ekonomisini baltalama amacı taşıdığı açık. Rusya bu saldırılara aynı şiddette cevap verince Ukrayna’nın tek deniz çıkışındaki ve Rusya’nın 12 ay seyrüsefere elverişli açık limanlarındaki ticaret durma noktasına geldi. Biz de,........

© soL