1 Mayıs Ertesi
Mart uzadı, yordu. Nisan nasıl geçti anlayamadım. Nisanın yüzü güleç olur; tereddütlerle gelir. Tünelin sonundaki ışığı vadeder. Çiçekleri ve kokuları hatırlatır. Geçmiş zamanın uzaklaşmasına yeni baharın heyecanı ve ışıltılı başlangıçlara olan özlem eklenir. Günler geçer, aylar geçer… Geçen gün, ömürdendir.
Sonra mayıs geldi. Bu mayıs da tıpkı diğer mayıslar gibi yenilenmek arzusuyla geldi. Hikâyesi ve müjdesi ile. Mayısın biri işçi sınıfının günüdür. Görünmez kılınmaya çalışılan emek-sermaye çelişkisinin cisimleştiği en azından elle tutulur şekilde sergilenmesi gerektiği gündür. İşçi sınıfına dair öykülerin, filmlerin, gerçek hak mücadelelerinin hatırlandığı günlerin, sözünü ettiğim ay ve yıl döngüsü içinde yeniden başlamasının miladıdır 1 Mayıslar. İki sınıf vardır diye başlar sarih şekilde. Yalın biçimde ve anlatmaya yöneliktir bu söz. Bir şeyi unutturmak isterseniz öncelikle onun hikâyesini unutturmanız gerekir. Silmenin, görünmezlik perdesi ile boğmanın sessizlik katli ile yerin bin kat dibine itmenin en haşin biçimidir bu. Önce hikâyesi lal olur, ardından da kendi yokmuş gibi davranılır. Sonra yaşadığının farkına bile........
