menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sendikal mücadelede yeni arayışlar

17 0
26.02.2026

Migros direnişi başta olmak üzere ülkenin çok çeşitli yerlerinde birbirinden bağımsız mücadeleler veriliyor, kimi zaman bu mücadeleler Migros ve Smart Solar işyerlerinde olduğu gibi başarı ile sonuçlanıyor, kimi yerlerde ise istenilen başarı kazanılamıyor.

Özellikle 23 günlük Migros direnişi, fiili ve meşru eylemlerle hak almanın mümkün olduğunu göstermiştir. Sendikal bürokrasinin ağırlıkta olduğu mevcut sendikal model, artık duvara toslamıştır. İşbirlikçi, “yandaş”, “sarı sendikacılık”, işçi hareketi içinde belli bir ağırlık taşısa da sınıf mücadelesi ve işçinin çıkarları açısından sonuç alıcı bir konumda değildir.

2026 Migros direnişi ile işçilerin öz örgütlenmesine dayanan bir mücadele anlayışının klasik yasal süreçleri takip ederek mahkeme kapılarında uzun zaman uğraşma yerine 23 günde de hak alınabileceği ortaya konabilmiştir. Taşerondan güvenceli bir kadroya geçmek, ücret ve sosyal haklarda iyileştirme sağlamak, önemli kazanımlardı.

Kuşkusuz Migros depo işçilerinin bu mücadelesi, sadece kendi işyerleriyle sınırlı kalmayıp Şok Market, A 101, BİM gibi diğer depo işçilerinin hareketlenmesine neden olmuş, ayrıca bildiri ve açıklamalarıyla geniş bir toplum kesiminin desteğini almış, firma ürünlerinin de boykot edilmesiyle halkın önemli bir bölümünün dayanışmasına vesile olmuştur.

Keza, Migros’un bağlı olduğu şirketlerin patronu Tuncay Özilhan’ın Beykoz’daki villasının önünde yapılan eylem de önemli bir etki yaratmıştır. Yani işçinin mücadelesi, hem sokağa taşınmış, hem de halkın somut desteğini sağlamıştır.

Direnişe öncülük eden Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası’nın (DGD-SEN) avukatı Mürsel Ünder’in şu açıklaması da dikkat çekiciydi:

“İşçiler, eskiden ‘böyle bir eyleme katılırsam işten çıkartılar mı, gözaltına alırlar mı, bizim yaptığımız eylem yasal mı?” diye sorular sorarlardı. Şimdi artık ‘yaptığımız hareket yasalara uygun mu’ şeklindeki sorular azaldı. İşçiler, her şeyden önce anayasal haklarını kullanarak demokratik bir biçimde fiili ve meşru hak........

© soL