menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bölgesel asgari ücret masalı

6 0
latest

Geçen hafta AKP Hükümeti’nin siyasi çizgisine yakın gazetelerde, “bölgesel asgari ücret” konusu yeniden gündeme getirildi. Söz konusu haberlerde, büyükşehirler ile Anadolu kentlerinde yaşayanlar arasında “yaşam maliyeti farkı” gerekçe gösterilerek tek tip asgari ücretin mağduriyete yol açtığı iddia edildi.

İlgili haberlerde, “çalışanların alım gücünün korunması, istihdamın artırılması ve işletmenin rekabet gücünün desteklenmesi” amacıyla bölgesel asgari ücret fikri ortaya atılıyor. Aslında işverenlerin maliyet yükünü hafifleterek “yaşam maliyeti farkını” öne sürüp zaten açlık sınırının altında olan asgari ücretin daha da aşağıya çekilmesi amaçlanıyor.

Büyükşehirlerle Anadolu kentlerini karşılaştırdığımızda; kira ve ulaşım giderleri bir yana doğal gaz, elektrik, iletişim, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçların fiyatları nerdeyse ülkenin hemen her yerinde aynı. Sadece kira meselesi üzerinden bölgesel asgari ücreti savunmak gerçekçi değil. Zaten o illerde de kiralar, 15 - 20 bin lira dolayında bulunuyor.

Gıda harcamaları açısından da baktığımızda; 28 bin 75 liralık asgari ücretin büyük bir bölümü bu tür harcamalara gidiyor. Nitekim Türk-İş’in Haziran 2026 verilerine göre, dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcamalarından oluşan açlık sınırı, 35 bin 759 lira. İstanbul’da da, Şanlıurfa’da da bu harcamalar birbirine yakın. 

Keza ekonomik yönden daha az gelişmiş kentlerde daha düşük asgari ücret dayatarak yoksulluğun daha kalıcı hale gelmesi, dolayısıyla büyük şehirlerde de asgari ücretin daha düşük saptanmasına olanak sağlanması........

© soL