Zirvede savaş hazırlığı
Macron’un sabah koşusu, Trump’ın Erdoğan’la kanka pozları, yeniçeri ritüelleri, NATO’culukta kendini kaybetmiş iktidar gazetecilerinin gerçeküstü yorumları derken Türkiye tarihine utanç vesikası olarak geçecek NATO Zirvesi sona erdi.
Zirve’nin en net sonucu, dünyanın bir savaşa doğru koşar adımlarla ilerlediğidir.
Trump’ın ikinci gün katıldığı basın toplantısında sarf ettiği sözler durumun vahametini yeterince gösteriyor. İran’la işinin bittiğini, İspanya’dan nefret ettiğini, Danimarka’dan Grönland’ı alacağını, NATO için daha az para veren ülkelere duyduğu öfkeyi, hangi liderleri sevip hangilerini sevmediğini anlatan bir küstahı dinledik. Aynı toplantıda konuşan NATO Genel Sekreteri Rutte ise Rusya’nın kendileri için bir tehdit olduğunu bir kez daha ilan etti ve savunma yatırımlarının ekonomilerini büyüteceğini söyledi.
Savaşmak istiyorlar, bu açık. Çünkü doymak nedir bilmeyen uluslararası tekeller, sanayi ve finans burjuvazisi kazançlarının ancak savaşarak katlanacağını düşünüyor.
Sadece Trump değil, AB liderleri de iki gün boyunca savaş naraları atıp durdu. Trump kadar sakil değiller belki ama açıktan savaş sanayini övüp silahlanmaya ayrılacak bütçeleri konuşuyorlar. Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Layen Avrupa’yı savunmak için yeniden silahlandıklarını ve silah sanayinin Avrupa’da iyi işler yarattığını söylüyor.
Geçmişte iki dünya savaşına gözünü kırpmadan imza atmış devasa şirketlere sahip uluslararası tekellerin, savaşarak kazanma isteği daha açık nasıl ilan edilebilir ki.
Adına Avrupa’nın yeni güvenlik mimarisi diyorlar. Bir savaş hazırlığıdır.
Kiminle mi savaşacaklar? Düşman mı yok! Suriye’de yapılanlara, Filistin’e, İran’a, Venezuela’ya, Ukrayna-Rusya savaşına, Küba ambargosuna bakmak yeterli. Emperyalizm için uluslararası ilişkilerde iş birliğinin değil rekabetin esas olduğu da akıldan çıkarılmamalı.
Türkiye bu savaşta asker olmaya çok istekli görünüyor. Zirve, bunun kanıtı oldu. Erdoğan için belki de tek çıkış yolu........
