menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaş sebze ve meyve firmalarına operasyondan sonra fiyatlar neden artabilir?

13 0
22.09.2026

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in duyurduğu bir operasyonla taze sebze ve meyve sektöründe faaliyette bulunan 41 firma sahibi gözaltına alındı. Bakan Gürlek’in ifade ettiği “Tarladan markete fiyat yolculuğu” elbette incelenmesi gereken bir konu. Kamu otoritesinin rekabet ihlallerini, sahte belgeleri veya vergi kaçakçılığını soruşturması son derece tabiidir.

Ancak bir soruşturmanın varlığı ekonomik mekanizmanın gerçekten iddia edildiği gibi işlediğine delil olmaz. Özellikle Bakan’ın ifadesinde geçen “ürün arzını olduğundan düşük göstererek fiyatları yukarı yönlü manipüle ettiler” şeklindeki iddianın iktisadi açıdan dikkatle ele alınması gerekir.

Çünkü piyasada fiyatı belirleyen şey, bir firmanın defterinde arzın kaç gösterildiği değil, gerçek arz ile talebin karşılaşmasıdır. Eğer piyasaya gerçekte daha fazla ürün gelmişse, bunu kâğıt üzerinde daha az göstermek piyasadaki fiziksel mal miktarını azaltmaz. Halde, depoda, kamyonda veya markette bulunan ürün miktarı değişmiyorsa, yalnızca muhasebe kayıtlarında arzın düşük gösterilmesi, kendi başına arz-talep dengesini ve dolayısıyla denge fiyatını değiştirmez.

Elbette sahte belgelerle maliyetlerin şişirilmesi yoluyla vergi kaçırılması başka bir meseledir. Vergi kaçırılması hususunun hukuken soruşturulması gerekir. Fakat buradan otomatik olarak “ürün arzı düşük gösterildi, veya maliyetler şişirildi dolayısıyla piyasa fiyatı yükseltildi” çıkarımında bulunmak mümkün değil.

Peki 41 firma birlikte fiyat mı yükseltti?

Burada da benzer bir soru ortaya çıkıyor.

41 büyük dağıtıcı firmanın tamamının aynı anda piyasada fiyatları yukarı çekmek üzere hareket ettiğini varsayalım. Böyle bir koordinasyon gerçekten mümkün olabilir; dolayısıyla 41 firma kartel kuramaz demek doğru değildir.

Fakat kartelin ekonomik olarak sürdürülebilmesi için çok ciddi bir problem vardır:

Kartelin içinde olsa bile, çaktırmadan biraz daha ucuza satış yapmak, her bir firma için pazar payını artırma fırsatıdır. Ve firmalar bu fırsatları kollar.

Diyelim ki bütün firmalar ürünlerini 100 liradan satmak üzere anlaşmış olsun. Firmalardan birinin 99 liraya satış yapması halinde tüketicinin o firmaya yönelmesi, firmanın pazar payını artırması ve daha fazla ürün satması mümkündür.

Dolayısıyla kartelin karşı karşıya olduğu temel sorun firmaların birlikte hareket etmesi değil, böyle bir koordinasyonu nasıl sürdürebildiği ve anlaşmayı bozan firmanın ortaya çıkardığı rekabeti nasıl engelleyebildiğidir.

Özellikle çok sayıda firmanın bulunduğu, tarım ürünleri gibi ürünlerin homojen olduğu ve fiyat rekabetinin önemli olduğu piyasalarda bu sorular daha da önem kazanır.

Bu nedenle 41 firmanın gözaltına alınması, kendi başına 41 firmanın fiyatları birlikte manipüle ettiğini kanıtlamaz. Bunun için firmalar arasında iletişim, anlaşma, koordinasyon veya paralel davranışın rekabet hukuku açısından anlamlı olduğuna dair somut deliller gerekir.

Bakan Gürlek’in açıklamasında piyasada fiyat manipülasyonu olduğunu söylemesine rağmen Rekabet Kurumu’ndan veya onların sunduğu rapordan bahsetmemesi ise bu göz altıların gerçekten fiyat manipülasyonu olup olmadığı konusundaki soru işaretlerini artırıyor.

Tarlada 10 lira olan ürün market raflarında 100 TL nasıl olur?

Ülkemizde özellikle sosyal medya üzerinden gıda ürünlerinin sadece giriş ve çıkış fiyatlarını yazıp karların “fahiş” olduğunu göstermeye çalışan bir grup insan var. Mesela 1 kg mandalina 8 liradan alınmış, 40 liraya satılmış. % 400 kar diyen insanlara rastlıyoruz. 8 TL’nin........

© Serbestiyet