menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ya bütün hamamböcekleri bir olursa?

42 0
25.07.2026

Umar Khalid, belki New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani dışında pek kimsenin ismini zikretmediği ve hatta tanımadığı biri. Fakat dünyanın en büyük demokrasisinin, en ünlü siyasi tutsağı. Tam altı yıldır tutuklu. Tek bir mahkemeye çıkmadı, hakim yüzü görmedi. Hakkındaki iddialara herhangi bir duruşmada yanıt verme şansı bile olmadı.

Umar Khalid, kendisini “radikal demokrat” olarak tanımlayan Hint bir Müslüman aktivist. Her geçen sene otoriterleşen Hindu köktendinci Modi hükümetine karşı sokak protestoları düzenleyen genç bir akademisyen adayıydı. Hindistan’ın en iyi sosyal bilimler üniversitesi olan Jawaharhal Nehru’da doktora yaptığı senelerden itibaren hükümetin aşırı sağcı hamlelerini protesto ediyor, doktora tezinde çalıştığı konuları pratiğe de döküyor.

Hindistan bu genç adamı, Modi’nin Müslümanları vatandaşlıktan atmak için özel olarak çıkardığı vatandaşlık düzenlemelerine karşı gelmesi, “belgelerini kaybedenlerin vatandaşlıktan atılması” gibi kuralların fiilen Müslümanların oy ve yurttaşlık haklarını gasp etmek için kullanıldığını afişe etmesiyle tanıdı.

Müslüman olmayan özgürlükçü Hint gençlerine de hitap eden karizmatik aktivist sadece halkın değil, Modi hükümetinin de dikkatini çekmişti. Doktora tezini yazması engellenmeye çalışıldı, suikast girişimine uğradı, gözaltına alındı.

Son darbe ise 2020 Delhi pogromu ile vuruldu. Hindu faşistler, vatandaşlık yasalarını protesto eden Müslümanlara tepki göstermiş, camileri, dükkanları ve Müslümanların evlerini yağmalamış, yakmış, onlarca sivil katletmişti. Modi’nin polisleri ise kenarda durarak Müslümanların katledilmesini izlemişti.

Umar Khalid, olaylar sırasında Delhi’de bile olmamasına şiddet olaylarını azmettirmek nedeniyle tutuklandı, hapse atıldı. Müslümanların topluca katledildiği bir pogromun faturası Müslümanların en barışçıl ve zeki aktivistine kesilmişti.

Genç adamın üstüne beton dökülmüştü. Kefalet ile tutuksuz yargılanma talepleri soyut gerekçelerle reddedildi. Hiçbir delile dayanmayan iddianamelerle büyük şiddet olaylarını organize etmekle suçlandı. Muhalefet ise, Modi hükümetinin “bunlar İslamcı, bunlar terörist, bunlar bölücü” suçlamalarından çekindiği için Umar Khalid’in ismini ağzına bile almadı.

Khalid, altı yıldır hapiste. Durmadan kitap okuyor. Ülkede yaşananları uzaktan takip ediyor. Geçen hafta ismini zikredip özgürlüğünü talep eden nadir siyasetçilerden biri New York’un Hint kökenli Müslüman belediye başkanı Zohran Mamdani oldu.

Zohran’ın bu desteği belki sürprizdi. Fakat esas sürpriz destek Hindistan’dan geldi.

Hamamböcekleri Halk Partisi genel başkanı Abhijeet Dipke.

Abhijeet Dipke, binlerce Hint gencin katıldığı protestoları organize ederken çok kritik bir açıklama yaptı ve “İsmim Halid veya dinim İslam olsaydı, şu anda hapisteydim” diyerek ülkedeki ikili hukuk rejimine dikkat çekti.

Ülkenin Müslüman azınlığına belki de çok dar bir zamanda selam gönderdi.

Dipke’nin bu “selamı”, tüm dünyanın Hindistan’da olanlara sırtını döndüğü veya umursamadığı bir dönemde altın değerinde.

Sadece Müslümanlar için değil, dünyanın en büyük demokrasisiyken dünyanın en hızla geri giden demokrasilerinden birine dönüşen Hindistan’ın geleceği için de.

“Dokunulmaz adam” nasıl muktedire dokundu?

Genç aktivistin, Müslüman azınlığa sahip çıkması raslantı değil. Abhijeet Dipke de tıpkı Müslümanlar gibi dışlanan bir kesime mensup. Genç adam, Hindu kast sisteminin en altında yer alan bir “Dalit” yani, “dokunulmaz”.

Zor şartlarda okuyan Dipke, Hindistan’da aldığı gazetecilik eğitiminin ardından siyasal iletişim alanında çalışmış, ardından Boston Üniversitesi’nde halkla ilişkiler yüksek lisansı yapmak için ABD’ye gitmiş.

Eşitlik hukuki düzeyde sağlansa da gündelik hayatta her şeye rağmen ayrımcılığa maruz kalan bir Dalit için ABD’de yüksek lisans yapmak büyük bir başarı. Dipke de bunun hakkını vermiş olsa gerek ki önüne çıkan ilk fırsatta aldığı eğitimin kalitesini gösterdi.

Tüm gurbet kuşları gibi ülkesindeki gelişmeleri takip eden Dipke, Modi destekçisi Yüksek Mahkeme başkanı Surya Kant’ın bir duruşma sırasında ülkedeki düzeni, siyasetçileri ve elitleri eleştiren işsiz gençlere “hamamböcekleri” demesi karşısında çok öfkelenmişti.

Dipke bu olumsuz hakaretleri üstlenip olumlu bir iletişime çevirme stratejisini uygulayarak çevrimiçi bir kampanya başlattı ve sosyal medyadan milyonlarca Hint gence bir soru yöneltti.

“Ya bütün hamamböcekleri bir olursa?”

Kısa bir süre içerisinde binlerce gencin dikkatini çeken bu paylaşım üzerine Dipke, gayriresmi bir siyasi parti kurdu ve Modi’nin partisinin........

© Serbestiyet