menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump’ın ötesi: Bölüm sonu canavarı JD Vance mi?

78 0
04.04.2026

1 Nisan’ın en trajik şakalarından birini ABD Başkanı Donald Trump yaptı. Şakanın muhatabı İran ile müzakereleri yürüten başkan yardımcısı JD Vance’di. Trump müzakereler başarıyla sonuçlanırsa krediyi üstüne alacağını, aksi durumda bütün suçu Vance’nin üzerine yıkacağını söyledi. Tüm salon kahkaya boğuldu. Trump da kendi şakasından epey keyif aldı. Fakat konuşmanın yer aldığı video kısa bir süre resmi hesaplardan silindi. 

Tabii videonun silinmesinin sebebi bu şaka değildi. Trump’ın evanjelist akıl hocası ve resmi danışmanı Paula White’nin 1 Nisan’ın ruhuna aykırı bir şekilde bütün ciddiyetiyle Trump’ı Hz. İsa’ya benzetmişti. Cennete giremeyeceğinden emin olan Trump’ı bile şaşırtan bu benzetme evanjelistler için pek tuhaf bir çıkış değil. Paula White gibi Siyonist Evanjelistler Trump’ın Mesih’in geleceği kıyamet savaşını hızlandırdığını düşünüyorlar. 

Bu savaşın bir an önce yaşanması için İsrail ve savaşlarını şevkle destekliyorlar. Trump’ı övmeleri, ofisinde toplu dua etmelerinin de sebebi bu. Trump onlar için pis işlerini ve günahlarını üstlenecek, Mesih’in gelişini hızlandıracak bir “araç”. 

Trump’ın bu tuhaf danışmanı dışında İran Savaşı’nı büyük bir iştahla destekleyen bir başka isim de eski adıyla Savunma, yeni adıyla Savaş Bakanı Pete Hegseth. Çok değil iki sene öncesinde her sabah Fox’ta elinde oklavayla Hamas tünellerini magazin diliyle anlatıp, ellerini yıkayanların erkek olmadığını söyleyen, sıkılınca üstünü çıkarıp kendi kameralar önünde bir nehre atan ve Haçlı Seferi sembolleriyle dolu dövmeleriyle övünen Hegseth için İran Savaşı “dini bir cihat”. Geçmişte Mescid-i Aksa’nın yıkılmasını savunan Hegseth de Paula White gibi Siyonist bir evanjelist. 

Hegseth ve en az 1 Nisan şakası kadar cringe bu ekibin savaşa dair bu derin tutkular, başkanlığa bir adım uzaklıkta olan JD Vance nezdinde oldukça sığ.  

Lindsey Graham gibi birçok Cumhuriyetçi senatör yıllardır İran Savaşı’nı savunurken, JD Vance kısa siyasi kariyeri boyunca bu savaşa karşı çıkan nadir isimlerden biri. 

JD Vance, görüşlerini savaş başladığından beri ABD halkıyla paylaşmadı. Söyleşilerini iptal etti, başkanın “kararını desteklediğini” söylemekle yetindi. Görevinin gereğini yerine getirdi. Başkan’ı rezil etmedi. 

Fakat arka kapılar ardında bu savaşa en çok karşı çıkan yetkili olduğunu bizzat Trump ortaya döktü. ABD Başkanı savaş boyunca sık sık JD Vance ile teoride aynı sayfada olmadığını söyledi, söylemekten öte savaşın başlangıç anında bu farklılığı tüm dünyaya gösterdi.

İran Savaşı’na başlama emrini Florida’daki malikanesinden veren Trump, bu geziye JD Vance’i götürmedi. Trump Mar-a-Lago’da kurduğu özel acil durum odasında Dışişleri Bakanı gibi bu savaşı destekleyenlerle birlikteyken JD Vance Beyaz Saray’da kendisi gibi savaşa en başından beri karşı olan Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ile “çocuklar masasından” gelişmeleri takip etti. 

JD Vance her ne kadar İran’ın bir günde yıkılması hesabı üzerinden başlatılan bir savaşın ilk dakikalarında çocuk masasında bırakılsa da savaşın beşinci haftasında birden kendisini sahnenin en önünde buldu.

Trump’ın “sorumluluk artık sende” şakası bu nedenle pek de 1 Nisan jesti değil. Oldukça gergin bir dönüşümün habercisi. Anketleri sürekli bir şekilde takip eden, sosyal medya ve medyadaki yorumları dikkatlice okuyan Trump ortalama bir Amerikalıyı en iyi tanıyan ve analiz eden insanlardan biri. 

ABD’nin yaşadığı ve yaşayacağı rejim değişikliğini de bu yüzden erkenden kokladı. 

İran Savaşı’nda ABD’nin çaresizliğinin arşa çıktığı bir dönemde JD Vance’i parmakla göstermesi bu yüzden tesadüf değil. 

Trump, 2028’de veya daha öncesinde direksiyona geçmeye hazırlanan JD Vance’nin önünde ne kadar engel, müesses nizam, kural varsa yıkan bir gülle.

JD Vance ise Trump’ın üzerinde ne varsa yıktığı araziye şevkle inşaat yapmak isteyen hırslı bir müteahhit. 

Olmaması gereken yerlerde olan adam

1984’te doğan J.D. Vance’nin memleketi Ohio Middletown. Middletown, ’u beyaz Amerikalılardan oluşan eski bir sanayi kenti. Ortabatı Amerika’da bulunan Michigan, Pennslyvania, Wisconsin gibi Ohio da eskiden geniş hacimli çelik fabrikalarına ev sahipliği yapıyordu. Vance’nin anneannesi 13 yaşında hamile kalmış, sonradan evleneceği erkek arkadaşıyla birlikte Kentucky’den Ohio’ya göç etmiş, evden kaçmıştı. Vance’nin dedesi de Middletown’daki bir çelik fabrikasında çalışıyordu. Şehrin büyük çoğunluğunu ABD’nin kuzeydoğusuna uzanan Appalachian Dağlarının eteklerinden göç eden beyaz “hillbilly” lakaplı beyazlar (dağ insanları) oluşturuyordu. Sanayileşme dalgası, hillbillylerin sınıf atlamasını sağlamış, geniş iş imkanları sunmuştu. J.D.’nin dedesi de bu dalgadan payına düşeni almış, 2 katlı müstakil bir ev satın almış, çocuklarını okula yollamış, sakin bir orta sınıf hayatı kurmuştu.

Dedesinin çalıştığı fabrika 1985 yılında kapandı, başka bir şehre taşındı. Middletown, Asya’daki çelik üretiminin artması, çeliğe yönelik talebin düşmesi nedeniyle çelik fabrikalarının çeperinde büyüyen birçok Ortabatı şehriyle aynı kaderi paylaşmış, şehir zamanla hayalet bir kasabaya dönüşmüştü. İş imkanları azalmış, genç şehri terk etmiş, uyuşturucu bağımlılığı artmıştı. Küreselleşme Vance’nin memleketini boğmuştu.

Şehirdeki uyuşturucu bağımlılarından biri de J. D. Vance’nin annesiydi. Bev Vance, lise birincisi olan başarılı bir öğrenciyken 19 yaşında evlenip çocuk sahibi olmuştu. Erken anneliğinin üstesinden doğal olarak gelemeyen Bev Vance, iki çocuk doğurduktan sonra eşinden ayrıldı ve........

© Serbestiyet