menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Satılık değiliz: Arnavut’un inadı, Trump’ın şımarık prensesi

52 0
13.06.2026

Babası 2020 seçimlerini kaybedip sayısız davada yargılanırken ve suikastlara uğrarken Ivanka Trump ve eşi Jared Kushner yaz tatili için tercihlerini Akdeniz’den yana kullanmıştı. Kongre baskınıyla biten tartışmalı seçim sürecinden sonra Ivanka ve Jared, babalarıyla aralarına mesafe koymuş, yargı süreçlerinde diğer aile üyelerinin aksine babalarını yalnız bırakmıştı. Bu yorucu süreci atlatmaları için iyi bir kafa tatiline ihtiyaçları vardı.

Kushner’in yakın arkadaşı, kendisi gibi sıkı bir İsrail destekçisi bir yatırımcı olan Nathaniel Rothschild’in 100 milyon dolarlık yatı böyle bir tatil için dört dörtlük bir tercihti. Rothschildlerin veliahtının 73 metrelik yatının 9 lüks kamarası, özel sinema salonu, şık salonları ve lüks bir plajı bile vardı.

Donald Trump kolları sıvayıp bir daha başkan olmak için mitingler düzenlemeye başlamışken kızı ve damadı Rotschildlerin yatıyla Akdeniz kıyılarını geziyor, beğendikleri sahillere, adalara çıplak ayakla çıkıp yürüyüşler yapıyor, siyasetçileri ve ünlülüleri akşam yemeklerine davet ediyordu.

Lüks yat rotayı Adriyatik’in Arnavut kıyılarına kırdığında ise post-Trump sendromlarını atlatmaya çalışan genç çiftin nutku tutulmuştu.

Ivanka Trump, Arnavutluk’un henüz keşfedilmemiş, turizm ve nobran mütehattit eli değmemiş kıyılarından çok etkilenmişti.

Özellikle de Sazan Adası’ndan.

Eşiyle birlikte yattan özel bir bot ile ıssız adaya gitmiş, çıplak ayakla sahilde yürümüş, adanın farklı ikliminden ve Akdeniz’e göre çok daha çeşitli bitki örtüsünden etkilenmişti.

Ivanka eski bir askeri üs ve sığınak olan adayı gezerken net bir karar vermişti.

Yaşlandığında burada zaman geçirmek istiyordu.

Tabii ki Ivanka’nın hayali emekliliğini bir sahil kasabasında geçirmek isteyen bir beyaz yakalının mütevazı planı gibi değildi.

Trump soyadlı en zeki insan olmasına rağmen yine de babasının prenses kızıydı. Eşsiz güzelliğe sahip adayı lüks bir Dubai’ye çevirmek, sıradan halka kapatmak, tabiat döngüsünü bozmak, doğal güzelliği bozup babasının da çok sevdiği altın varaklarla döşemek istiyordu.

Ivanka Trump, önce eşini ikna etti. Ardından her şeye muktedir olduklarına dair en ufak şüphesi olmayan çift, Arnavutluk’un “sosyalist” başbakanı Edi Rama’yı yatlarına çağırdı ve “emeklilik projelerine” ülkesini turizme açmak isteyen başbakanı da dahil etti.

ABD ile ilişkileri ilerletmek, AB üyesi olmak isteyen, bu uğurda tarihi ve dini bağlarına rağmen Filistin karşısında bile İsrail’i destekleyen Edi Rama; önce Sazan Adası’nı ve karşısındaki anakaradaki sahil şeridinin hukuki statüsünü değiştirdi, ardından Kushner kontrolündeki yabancı bir fona uzun süreli kullanım hakkı verdi.

Arnavutluk’un eski diktatörü Enver Hoca zamanında ülkeyi ABD ve Sovyetler’e karşı korumak için kurulan eski bir askeri üs olan Sazan Adası böylece Kushner’a devredildi.

Ivanka ve eşi, şeffaf olmayan süreçlerle ihalesi yapılan bir kamu-özel ortaklığı projesi tasarlamış, projenin toplam maliyeti 5 milyar dolara çıkmıştı.

Edi Rama, zaten projeyi Trump’ın 2024 seçimlerini kazanmasıyla başlatmış; projeyi Trump ailesiyle yakınlaşmak için özel bir fırsat olarak görmüş; ana muhalefet partisi sağcı Demokratlar ise projeye desteklerini en başından açıklamış, karşı çıkanlara “servet düşmanı” demişti.

İktidar ve muhalefetin el ele Trump ailesine taviz vermesi, Ivanka Trump’ın emeklilik hayalini hızlandırmıştı.

Ivanka Trump, çıktığı yayınlarda bütün süreci tüm şeffaflığıyla anlatıyor, Edi Rama’yı nasıl ikna ettiklerini sıradan bir Arnavut’u öfkelendirecek detaylarla süsleyerek hiç çekinmeden açıklıyordu.

Ne de olsa babası ABD başkanlığına........

© Serbestiyet