Joe Kent, neden istifa etti?
“Amerikalı gençlerin Amerikan halkının çıkarlarına hizmet etmeyen bir savaşta ölmelerine göz yumamam.”
“İran ülkemiz için yakın bir tehdit değildi. ABD bu savaşa İsrail ve İsrail lobisinin baskısıyla girdi.”
“Charlie Kirk suikasta uğramadan önce bana ‘ne yap ne et İran ile savaşa girmemizi engelle’ dedi.”
Bu sözler her ne kadar İran Savaşı ve İsrail’e yönelik tepkilerini uzun bir süredir en üst perdeden dile getiren muhafazakar gazeteci Tucker Carlson’ın podcastinde zikredilse de Carlson’a veya programa konuk olan solcu bir siyasetçiye ait değil.
Bu sözlerin sahibi daha birkaç gün öncesine kadar Ulusal İstihbarat Direktörlüğü bünyesinde çalışan üst düzey bir güvenlik bürokratı olan Ulusal Terörle Mücadele Birimi direktörü Joe Kent.
Joe Kent bu hafta İran Savaşı’na karşı çıktığı için görevinden çok sert bir mektup yazarak istifa etti. İstifa mektubunda İsrail’i açıkça eleştirmesiyle dikkatleri çeken bu genç bürokrat, sıradan biri değil. 18 yaşından beri ABD ordusu için hizmet veren, özel kuvvetler askeri olarak Irak’ta savaşan, 11 farklı cephede görev yapan ve emekli olduktan sonra da CIA’de paramiliter asker olarak gizli operasyonlara katılan tecrübeli biri. Amerika’da herhangi bir güvenlik “aklı”, “müesses nizamı” varsa bu yapının içinde kritik roller oynamış, Amerikan devletinin nasıl işlediğini, savaşın ne demek olduğunu bizzat sahada gözlemlemiş bir asker.
İstifası ise büyük bir skandalın ifşasının ötesinde, büyük bir çözülmenin röntgeni. Büyük ihtimalle de başlangıcı.
Nixon’ı koltuğundan eden sürecin fitilini ateşleyen Pentagon belgeleri kadar önemli bir eşik.
Daha öncesinde Demokrat Partili olan Joe Kent, kendisi gibi asker olan eşini Suriye’de İŞİD saldırısında kaybetmesi üzerine dönemin başkanı Trump ile yakınlık kuran, Trump’ın savaş karşıtı söylemlerinin etkisiyle Cumhuriyetçi Parti’ye geçen biri. Özellikle Ulusal İstihbarat Direktörü olan Tulsi Gabbard gibi uluslararası askeri müdahalelere karşı çıkan, Irak Savaşı’nı eleştiren tavrıyla Trump’ın MAGA koalisyonunun önemli bir bileşenine dönüşmüştü. Trump 2016’dan itibaren Irak Savaşı üzerinden klasik Cumhuriyetçileri eleştirirken Demokrat Parti içerisindeki savaş karşıtlarının da dikkatini çekmiş, farklı partilerden insanları hareketine dahil ederek müesses nizam karşıtı geniş bir cephe kurmuştu.
İşte Joe Kent bu koalisyonun en özgün isimlerindendi. Her ne kadar resmi bir görev alıp Senato tarafından onaylanarak Ulusal Terörle Mücadele Birimi’nin başına getirilse de her şeyden önce bir siyasetçi. Oldukça genç ve hırslı biri. Büyük ihtimalle Trump sonrasında da vekil, senatör veya başkan adayı olmak gibi planları var.
Bu nedenle sadece vicdani açıdan değil, halkın Irak ve Vietnam gibi felaketle sonuçlanan işgallerin aksine daha ilk günden çok yüksek oranla karşı........
