menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yurtta başarısız, dünyada başarılı

13 0
latest

“Türk Emniyeti için evham”

1949 yılında NATO kurulurken, Türkiye’nin dışarıda bırakılması büyük bir hayal kırıklığına neden olmuş, Ankara’da çıkan CHP’nin gazetesi Ulus, NATO’nun Türkiyesiz kurulmasından duyulan endişeyi bu başlıkla göstermişti.

O evhahımın üzerinden bir soğuk savaş geçti. Ankara NATO Zirvesi’ne evsahipliği yapıyor.

Artık NATO emniyetimizin bağlı olduğu bir evham konusu değil.

Halbuki 1949’da kurulan NATO’nun Türkiye’ye ihtiyacından çok Türkiye’nin NATO’ya ihtiyacı vardı.

Ve bunun için ortada evhamlanmak için çok haklı bir neden vardı; Kuzey komşumuz Sovyetler…

Türkiye’de özellikle sol anlatı Sovyet tehdidini Amerikan uydurması olarak görür, Türkiye’yi de NATO’ya sağcı DP iktidarının sadece Amerikancı olduğu için soktuğunu söyler.

Halbuki İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Türkiye için en temel güvenlik meselesi Sovyetler’den gelen tehditlerdi.

7 Haziran 1945’de Sovyetler, Ankara’ya bir nota verip, özetle “Kars, Ardahan ve Artvin’i bize bırakın. Boğazlar’da bize üs verin, Trakya sınırınızı Yunanistan ve Bulgaristan lehine yeniden çizin, 1936 Montrö anlaşmasını tedil edin” demişti.

Sonra Ağustos’ta üçüncü bir nota daha geldi.

İnanmayanlar Aralık 1945 Meclis zabıtlarına bakabilir.

Kürsüye çıkan, eski Şark Cephesi Komutanı Kazım Karabekir “Eğer, Ruslar yer istemekte ısrar ederse, şüphe yok ki dövüşeceğiz” demişti.

Ama Nazileri dize getirmiş Kızıl Ordu’nun karşısında, İkinci Dünya Savaşı tedbirleriyle çökmüş Türk ordusunun şansı yoktu. İşte o günlerde Türkiye’nin imdadına, İngiltere ile ABD yetişti.

9 Ekim 1946’da iki ülke Sovyet Rusya’ya nota vererek Rusya’dan ileri gitmemesini istediler. Türkiye’nin Batı’ya yaklaşması da bu dayanışmadan sonra hızlandı.

İşte bu yüzden 1949’da NATO kurulurken, bugün bazı propagandistlerin aksini iddia etmesine rağmen İnönü ve CHP hükümeti NATO’nun içinde olmak istemiş, dışarıda bırakılmak Türkiye’de büyük bir hayal kırıklığına neden olmuştu.

CHP’nin gazetesi Ulus, NATO’nun Türkiyesiz kurulmasını “Türk Emniyeti için evham” başlıklı başyazısıyla karşılamış, Peyami Safa gibi milliyetçi yazarlar “Bizi hesaba katmayan bir paktı, biz de hesaba katmamalıyız” diyerek neredeyse trip atmıştı.

1950 seçim kampanyasının da önemli gündemlerinden biri NATO üyeliğiydi.

İşte bu yüzden CHP hükümeti seçimlere üç gün kala 11 Mayıs 1950’de NATO’ya ilk üyelik başvurusunu yapmıştı.

Ama sonuç İtalya dışındaki üyelerin ret cevabıyla olumsuz olmuştu.

Yani Türkiye’nin NATO’ya ilk başvurusunu yapan İnönü ve........

© Serbestiyet