menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üsküdar; at, sıpa ve sopa

113 0
09.09.2026

AK Parti’nin sahada kaybettiği Üsküdar’ı masada kazanması üzerine dün gün boyu Atı alan Üsküdar’ı geçti sözü hatırlatıldı.

Cumhurbaşkanı bu sözü en son 2017 referandumu için kullanmıştı. Nihayetinde ucu ucuna olsa da bir seçim sonucu üzerine yapılmış bir meydan okumaydı.

O yüzden dün Üsküdar’da olan bitene “Atı alan Üsküdar’ı geçer” sözü uymuyor.

Üsküdar’da gördüğümüz bir güç gösterisi değil çünkü.

Bu yaşananların yarattığı hissi en iyi o meşhur Yeşilçam sahnesi anlatıyor.

Bir zamanlar çocukluk travmalarımızdan olan Sezercik Yetimler filmindeki o sinir bozucu sıpa açık artırması sahnesi…

Yaşı yetmeyenler için kısa bir özet:

Öksüz Sezercik’in çok sevdiği sıpa, yanlarına sığındığı engelli zengin ama mutsuz ablasının ailesinin düzenlediği yardım balosunda açık artırmaya çıkarılır.

Sıpanın talibi zengin bir ailenin besili şımarık çocuğudur.

Yeşilçam tarihinin en sinir bozucu repliklerinden biri gelir:

“Benim babam çok zengin. Alacağım sıpayı, basacağım sopayı.”

O sahneyi unutulmaz yapan adaletsizliğin herkesin anlayacağı kadar basit olmasıydı.

Bir çocuk sıpasını seviyor. Bir başka çocuk, babasının parası daha çok olduğu için onu elinden alıyor.

Üstelik aldıktan sonra da gücünü göstermek için sıpayı döveceğini söylüyor.

Ortada tartışılacak karmaşık bir ahlaki mesele yok.

Bir çocuk bile ekrana baktığında kimin haklı, kimin güçlü ama haksız olduğunu anlıyor.

İşte Üsküdar’da son 34 günde yaşananlar tam olarak böyle bir basit güç gösterisinden ibaret.

Peki, neden alacağım sıpayı, basacağım sopayı aşamasına gelindi?

Çünkü demokrasinin, iknanın uzun ve çetin yolları yerine kısayol keşfedildi.

Belki de geriye başka bir yol........

© Serbestiyet